Logo
Bu sayfayı yazdır


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Mübarek Toprak (Filistin)
Medya Bürosu

No: FL-BA-2026-MB-TR-04 H. 29 Şa'bân 1447
M. Çarşamba, 18 Mart 2026

Ramazan’da Tüm Mescitler Tekbirlerle İnlerken, Kapatılmasının Ardından Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in İsra Mekânı Yahudileştirilme ve Bölünme Tehlikesiyle Karşı Karşıya!

Müslümanların, gazabına uğramış (Yahudi) varlığı tarafından sabah akşam ihlal edilmediği ne bir hürmeti ve haramı, ne canı ve kanı, ne de toprakları ve hava sahası kalmıştır. Yahudi varlığının iki milyarlık İslam ümmetinin en yüce ayında, en kutsal mukaddesatlarına karşı bile artık hiçbir saygısı kalmamıştır.

Savaş bahanesiyle, İslam beldelerinin hava sahasını kullanarak acımasız saldırılar düzenleyen ve bu yükselen dumanların yeryüzündeki suçlarını gizleyeceğini sanan bu ucube varlık, kirli ve günahkâr ellerini Mescid-i Aksa’ya bile uzatmış, Mescid-i Aksa’yı peş peşe on sekizinci gününde de ibadete kapatmıştır. Bu, Mescidi Aksa’yı ele geçirmek ve Yahudileştirmek amacıyla yıllardır süregelen sistematik saldırganlığın çok tehlikeli bir safhasıdır.

Dünyanın her köşesinde minareler tekbirlerle çınlarken, camiler bu muazzam Ramazan ayında teravihle şenlenirken; bu zalim ve iftiracı varlık, Mescidi Aksa ve ehline karşı cürüm işlemeye devam etmiştir. Yolculuk yapmaya değer görülen o mübarek mescidin kapılarına kilit vurmuş; mescidi cemaatinden ve namaz kılanlarından mahrum bırakmıştır. Namaz kılınmasını ve itikafa girilmesini yasaklamış, içinde tesbihat ve tekbir getirilmesini engellemiştir. İsra yurdu, zalimlerin zulmünü ve yüzüstü bırakanların sessizliğini Allah’a şikâyet ederek hüzünlü bir sessizliğe bürünmüştür. Zulüm de yüzüstü bırakmak da suçtur. Aralarında hiçbir fark yoktur.

وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن مَّنَعَ مَسَاجِدَ اللَّهِ أَن يُذْكَرَ فِيهَا اسْمُهُ وَسَعَىٰ فِي خَرَابِهَا أُولَٰئِكَ مَا كَانَ لَهُمْ أَن يَدْخُلُوهَا إِلَّا خَائِفِينَ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْآخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ“Allah’ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse) ancak korka korka girebilmelidirler. Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük bir azap vardır.” [Bakara 114]

Bu cürümkar varlık, döktüğü kanlardan dolayı daha da saldırganlaşmış; karşısında onu durduracak kimse bulamayınca iyice azgınlaşmıştır. Müslüman beldelerindeki yöneticilerin acziyetini ve ihanetini gördükçe cesareti ve iştahı daha da artmıştır. Durum böyleyken ve her ihlal bir sonrakinin mukaddimesi haline gelmişken, bu mübarek ayda Mescid-i Aksa’yı kapatmaktan onu ne alıkoyabilir ki?

Asıl soru şudur ki: Müslümanlar tüm bunlardan sonra daha neyi bekliyor? Bu sessizlik daha ne zamana kadar sürecek? İlk kıble ve ikinci harem mescidinin içinde çanların çalındığı bir tapınağa ve mabede dönüştürülmesini mi bekliyorlar? Yoksa dini hamiyetlerinin harekete geçmesi için onun yıkılmasını mı bekliyorlar? Ordular neyi bekliyor? Füzeler, dizilmiş tanklar ve mermilerle doldurulmuş tüfekler hangi gün için hazırlanmıştır? Aksa’nın sesi kısılmışken, içinde Allah’ı zikretmek ve namaz kılmak yasaklanmışken, kapılarının dışında namaz kılanlara eziyet ediliyorken ordular daha neyi bekliyor?

Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in ümmetinin Hıttîn’i yeniden yazmasının vakti gelmedi mi?! Ümmet, gazaba uğramış bu fesat ehlinin Kudüs’te Haçlıların yaptıklarını aynısını yaptığını, onlar nasıl mescitleri kapatıp at ahırına çevirdilerse, bunların da aynı yolu izlediğini görmüyor mu?! Güçlü ve kudretli Ümmetin harekete geçmesinin zamanı gelmedi mi? İsra yurdu tıpkı Hıttin günlerinde olduğu gibi “Tüm mescitler temizlendi, ben ise hala onurumla kirletilmeye devam ediyorum!” nidaları yükseltmektedir.

Ümmetin Allah için öfkeleneceği, önündeki engelleri kaldıracağı ve Aksa’yı ile mübarek toprakları bu fesat varlığın pisliğinden temizleyeceği gün gelmedi mi?! Ümmetin evlatlarının, Halifelerine biat edip onun arkasında Allah, Rasûlü ve Mescid-i Aksa için seferber olacakları gün gelmedi mi?! Allah’ın nusret vaadi ortadadır; gazaba uğramış bu varlığın ise helakı mukadderdir. Ümmetin çocuklarının din için ayağa kalkacağı, Allah’a yardım edeceği ve O’nun da onlara yardım edeceği gün gelmedi mi?! Umulur ki Allah, tüm bunları onların eliyle gerçekleştirir.

نَصْرٌ مِّنَ اللهِ وَفَتْحٌ قَرِيبٌ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ“Hoşunuza gidecek bir şey daha var: Allah’ın yardımı ve yakın bir fetih! Haydi müminleri müjdele.” [Saff 13]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Mübarek Toprak (Filistin)
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: 0598819100
www.pal-tahrir.info
E-Mail: info@pal-tahrir.info

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.