حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Irak
Medya Bürosu
| No: RK-BA-2026-MB-TR-02 |
H. 15 Ramazan 1447 M. Çarşamba, 04 Mart 2026 |
Hilafet’in Yıkılışının Yıldönümünü Andığımız Bir Zamanda Müslümanlar, Yılanı Ülkelerine Sokan Yöneticilerinin İhanetinin Bedelini Ödüyorlar
28 Şubat Cumartesi sabahı Amerika ve Yahudi varlığı, İran’a ani bir saldırı düzenleyerek, başta Dini Lider Ali Hamaney olmak üzere İran rejiminin önde gelen liderlerine suikast düzenledi. Bunun üzerine İran, Amerikan askeri üslerini hedef alarak Körfez ülkelerine yüzlerce füze ve insansız hava aracı fırlattı ve Körfez’in dört bir yanındaki sivil altyapıyı vurdu.
Bu Ruveybida yöneticilerin, başta Amerika olmak üzere küfrün önderlerine beldelerimizde üsler kurdurması Ümmete karşı işlenmiş en büyük ihanettir. Zira Amerika, bu üsleri, Müslüman beldeleri üzerindeki hâkimiyetini sürdürmek ve kendi çatışmalarını yürütmek için ileri saldırı hatları hâline getirmiştir. Bu ihanetin bedeli olarak Müslüman ülkeleri anlamsız savaşlarda yanıp kül olmaktadır. Tüm kapasitelerini ve potansiyellerini düşmanlarına yöneltmeleri gerekirken, birbirlerini lime lime doğramak için kullandıklarını görüyoruz.
Ey Müslümanlar! Kâfir Batı, Hilafet Devleti’ni parçalamakla kalmamış, kendi çıkarlarına göre bu kartondan devletçiklerin kimini dost, kimini düşman ilan etmiştir. Dahası her zaman o devletçikleri birbirlerine karşı kullanmıştır. Daha düne kadar İran Amerika’nın bölgedeki sopası durumundaydı. Irak’ta, Afganistan’da, Lübnan’da, Yemen’de ve Suriye’de Amerika’ya büyük hizmetler sunmuştur. ABD, bu ülkelerin halklarını dövmek, planlarını uygulamak ve hegemonyasını pekiştirmek için İran’ı bir sopa olarak kullanmıştır. Bugün ise (aynı Amerika) bölgeyi ve Körfez ülkelerini İran tehlikesinden koruduğunu iddia etmektedir!
Ey İslam ümmeti! Ey rüşt ve hidayet ümmeti! Eğer Amerika ve onunla birlikte hareket eden bu ucube varlık, karşılarında sırtını ümmete dayayan bağımsız ve ideolojik bir devlet bulmuş olsalardı, bugün sergiledikleri bu küstahlığı asla gösteremezlerdi. Dünya, küçük ve kuşatma altındaki Gazze’ye yönelik saldırılar sırasında bu küstahlığın nasıl aciz kaldığını açıkça gördü. İki yılı aşkın bir süredir ne istihbaratları ne de Delta Gücü dedikleri birlikleri tek bir esiri bile kurtaramamış, liderlerine ulaşamamıştır. Ümmet savaş meydanında, bizzat çarpışırken şehadet şerbetini içmiştir. Dolayısıyla Amerika’nın gücü aslında bir vehimden ibarettir. Bu vehmin sebebi ümmetin zayıflığıdır. Eğer karşılarında ideolojik bir devlet ve kendisini şehadete adamış bir ümmet bulsalardı, savaşları kazanma gücüne asla sahip olamazlardı. Hatta ümmetin gevşekliği o dereceye ulaşmıştır ki, Allah’ın yarattığı en korkak varlıklar olan Yahudiler bile ona dil uzatır, tehditler savurur, bombalar yağdırır ve ellerinin her Müslüman beldesine uzanabileceğiyle övünür hale gelmişlerdir.
Örümcek ağından daha zayıf olan bu düşmanın gerçek zayıflığını; Allah’ın izniyle Ümmet otoritesini geri kazandığında ve Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet’in doğumu ilan edildiğinde kendi gözlerimizle göreceğiz inşallah. Düşmanınızın asıl korktuğu şey işte budur ve bu doğumu diri diri mezara gömmek için canla başla çalışmaktadır. Ama beyhude zira Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:
وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللَّهُ وَاللَّهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ“Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.” [Enfal 30]
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Irak Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: |
E-Mail: huti53@yahoo.com |