حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Malezya
Medya Bürosu
| No: ML-BA-2026-MB-TR-08 |
H. 12 Zilka’de 1447 M. Çarşamba, 29 Nisan 2026 |
Negeri Sembilan’da İktidar Mücadelesi: Halk Bir Kez Daha Demokratik Aldatmacanın ve Siyasetçilerin Açgözlülüğünün Kurbanı Oluyor
Kriz, Negeri Sembilan Valisi’nin eyaletteki kabile reislerinden (Undang) birini azletmesiyle başladı. Bunun ardından dört kabile reisi Vali’yi azlettiklerini duyurdular. Bunun üzerine Negeri Sembilan Başbakanı devreye girerek bu azil kararının geçersiz olduğunu açıkladı. Buna karşılık dört kabile reisi, başbakanın yalan söylediğini ve eyaleti yönetmeye ehil olmadığını ifade ettiler. Nihayetinde kriz, Birleşik Malay Milli Örgütü (UMNO) üyesi 14 eyalet yasama meclisi üyesinin Başbakana olan güvenlerini kaybettiklerini açıklamasıyla zirveye ulaştı.
Krizin gelişimini takip eden Ulusal İttifak (Perikatan Nasional) mensubu beş muhalefet milletvekili, hiç tereddüt etmeden derhal UMNO’yu desteklediklerini açıkladılar. UMNO bu durumdan istifade ederek, eyalet yönetimini ve başbakanlık makamını ele geçirmesini sağlayacak basit bir çoğunluğa sahip olduğunu ilan etti. Kazanan henüz kesinleşmemiş olsa da, bu ne mükemmel bir zamanlamadır!
Malezya siyasi tarihi; parti bölünmeleri, saf değiştirmeler, koalisyon kurma girişimleri ve güvensizlik oylamalarıyla doludur. Gerek eyalet meclislerinde gerekse parlamentoda yaşanan bu gelişmeler asla tesadüfi değildir; aksine açgözlülüğün ve fırsatçılığın bir sonucudur. Nitekim 1994 yılında, eyalet seçimlerini az bir farkla (48 sandalyenin 25’ini alarak) kazanan Sabah Birleşik Partisi (PBS), göreve geldikten sadece birkaç hafta sonra, bazı üyelerinin saf değiştirip Ulusal Cephe (Barisan Nasional) ittifakına katılmasıyla çökmüş, ardından eyalet yönetimini Ulusal Cephe devralmıştı.
2009 yılında Perak eyaletinde yaşanan siyasi kriz de benzer bir tabloyu gözler önüne sermiştir. Halk İttifakı’ndan (Pakatan Rakyat) üç meclis üyesinin (ikisi PKR, biri DAP’tan) partilerinden istifa ederek bağımsız milletvekili haline gelmeleri ve Ulusal Cephe’yi desteklediklerini açıklamaları, sandalye dağılımında bir dengeye (28 Ulusal Cephe + 3 Bağımsız, Halk İttifakı’nın 28 sandalyesine karşı) neden olmuştur. Dönemin Perak Sultanı Sultan Azlan Şah, Başbakan Datuk Seri Mohammad Nizar Jamaluddin’in meclisi feshetme talebini reddetmiş ve yerine Ulusal Cephe’den Datuk Seri Dr. Zambry Abdul Kadir’i yeni başbakan olarak atamıştır.
Ancak Malezya’da demokrasiyi lekeleyen en büyük trajedi, 2020 yılında yaşanmıştır. “Sheraton Hamlesi” olarak adlandırılan bu darbeyle federal düzeydeki Umut İttifakı (PH) hükümeti çökmüş ve yerini Ulusal İttifak (PN) almıştır. Bunun ardından Malezya’nın birçok eyaleti aynı gizli manevralar sonucunda yıkılmıştır. İşin ironik yanı şudur ki, iktidarı ele geçirmeyi başaran taraflar bu eylemleri “demokratik” olarak nitelerken, iktidarı kaybeden taraflar ise bunu antidemokratik olarak tanımlamışlardır.
Johor’daki Umut İttifakı hükümeti, BERSATU partisinin koalisyonda çekilip Ulusal Cephe ve PAS ile iş birliği yaparak yeni bir hükümet kurmasıyla çökmüştür.
Malaka’daki Umut İttifakı hükümeti, BERSATU ve diğer partilerden bazı üyelerin saf değiştirip Ulusal Cephe’yi desteklemeleriyle düşmüştür.
Perak’ta önce Pakatan Harapan ile ittifak yapan Ahmed Faizal Azumu hükümeti düşmüş, ancak yeni bir ittifakla (PN) tekrar başbakan atandıktan sonra Aralık 2020’de bir güven oylamasıyla yeniden devrilmiştir.
Kedah’ta Mukhriz Mahathir hükümeti Mayıs 2020’de iki üyenin istifa edip PN’ye katılmasıyla düştü.
Negeri Sembilan’daki mevcut trajedi, 2021 yılında Malaka eyaletinde iktidar bloğu içinde patlak veren krize benzemektedir. O dönemde UMNO ve Bersatu üyeleri de dahil dört milletvekili, Başbakan Süleyman Muhammed Ali’ye olan güvenlerini kaybettiklerini belirterek desteklerini çekmişler, Vali de Başbakan’ın tavsiyesi üzerine meclisi feshetmiş ve Kasım 2021’deki seçimlerin önünü açmıştı.
Her seferinde çatışan taraflardan benzer açıklamalar yükselmektedir: “Halkın çıkarları için krizi hızla çözmek istiyoruz!” Bu, kendi kurguladıkları sorunlarda halkı önceliyormuş gibi görünen demokrat siyasetçilerin kadim senaryosudur. Bizzat kendilerinin tezgahladığı ve başrolünde oldukları her problemde önceliği halka veriyormuş gibi görünürler. Bu, onların kendi iç iktidar kavgalarıyla halkı aldatma yöntemidir. Halkın kendilerine emanet ettiği oylara açıkça ihanet ettikten sonra, şimdi halkın maslahatının öncelikleri olduğunu iddia ediyorlar!
Ey Müslümanlar! Bilin ki tüm bunlar, demokratik sistem içerisindeki siyasi partilerin sadece kendi çıkarları için oynadıkları bir iktidar oyunundan ibarettir. Demokratik siyasetçilerin iktidar hırsı sınır tanımaz ve bu hırs mezara girene kadar devam eder! Bu ülkeye yıkımı ve bizlere meşakkati getirenler bizzat onlardır. Onların tek gayesi iktidardır. Zira iktidar sayesinde lüks içinde yaşamakta ve ülkenin servetini ceplerine indirmektedirler. Bu iktidarın nasıl elde edildiğinin onlar için zerre kadar önemi yoktur.
Sömürgecilikten miras kalan demokratik sistemi bu ülkede devam ettirenler, beşerî anayasayı Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye’nin üzerinde tutanlar onlardır. Gerçekten de, anayasasını özellikle de kâfir sömürgeciler tarafından dayatılan bir anayasayı Kur’an ve Sünnet’in üstüne koyan bir ümmetten hayır gelmez!
Demokratik sistem hüküm sürdüğü sürece İslam ümmeti kendi siyasetçileri tarafından aldatılmaya ve sömürülmeye devam edecektir. Demokraside Müslümanlar, iktidar sahiplerinin kolayca feda ettiği birer satranç piyonuna benzerler. İslam Ümmeti, başına gelen felaketlerin iki ana sebebi olduğunu idrak etmelidir: Yozlaşmış sistem ve yozlaşmış yöneticiler. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in nehyetmesine rağmen bu ümmet sadece iki kez değil defalarca bu bozukluğun kurbanı olmuştur. Bu nedenle Ümmet, bu durumun artık tahammül edilemez olduğunu açıkça ilan etmelidir. Müslümanlar; bu fasit nizamı ve fasit yöneticileri değiştirip, yerine adil bir nizam ve adil bir yönetici —Hilâfet nizamına göre liderlik edecek bir Halife— getirmek için var güçleriyle çalışmalıdırlar. Allah’ın izniyle yakında kurulacak olan ikinci Raşidi Hilafet; Allah ve Rasûlü’nün vadettiği yegâne devlettir. O devlet, selefleri olan Raşit Halifeler gibi Nübüvvet Minhacı üzere yürüyeceği için bol bereketlerle kuşatılacaktır.
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Malezya Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Khilafah Center 47-1 Jalan 7/7A Seksyen 7 43650 Bandar Baru Bangi, Selangor Telefon: (+03) 89.201.614 mykhilafah.com |
Fax: (+03) 89.201.614 E-Mail: htm@mykhilafah.com |