Logo
Bu sayfayı yazdır


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi

No: HT-BA-2026-MB-TR-09 H. 11 Zilhicce 1447
M. Perşembe, 28 May 2026

Avrupa, Müslümanların Petrol ve Gazından Mahrum Kalacağı Birkaç Gün İçin Bile Endişeli; Peki Ya Ümmet Uyansa (Kendine Gelse) Ne Olur?!

Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure, İran savaşı kaynaklı krizleri hafifletmek amacıyla stratejik petrol rezervlerinden daha fazla çekim yapılıp yapılmayacağı konusunda hükümetlerin karar veremediğini; çünkü çatışmanın ne kadar süreceğinin henüz belli olmadığını söyledi. Aynı bağlamda, daha önce İran’ın Katar’daki dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz tesislerinden biri olan Ras Laffan Gaz Tesisi’ne düzenlediği füze saldırıları, Britanya’nın gaz stoklarında ciddi düşüşe yol açmıştı. Zira İngiltere’de doğal gaz rezervleri, iç tüketimi yalnızca 48 saat karşılayabilecek seviyelere kadar gerilemişti.

Bu açıklamalar ve gelişmeler, her bilinçli gözlemcinin bildiği fakat Batılı yöneticilerle Müslüman ülkelerin yöneticilerinin ümmetin gerçekleri fark edip dengeleri altüst etmesinden korktukları için gizlemeye çalıştıkları hakikati ortaya koymaktadır. Görüldüğü üzere Batının, Müslümanlara ve onların servetlerine ne kadar muhtaç olduğu, zayıf ve çaresiz bir konumda bulunduğu açık ve nettir. Avrupa’nın en güçlü ve en sömürgeci devleti olan İngiltere, Katar gazının kesilmesine iki gün bile dayanamamıştır. Sanki Katar, İngiltere’nin arka bahçesinde günlük tüketim için duran bir depo gibidir! Avrupa’nın ikinci güçlü devleti Fransa için de durum aynıdır; Fransa, acilen savaşın ne zaman biteceğini bilmek gerektiğinden söz ediyor; çünkü stratejik petrol rezervlerinden ne kadar çekim yapacağını buna göre hesaplamak zorunda. Diğer Avrupa ülkeleri için yapılan benzer açıklamalar ise onların daha da zayıf ve çaresiz olduklarını göstermektedir. Müslümanların petrolü ve gazı, Batılı sömürgeci devletlerin günlük yakıtıdır. Bu durum iki önemli gerçeği ortaya koymaktadır:

Birincisi: İslam ümmeti, doğru şekilde değerlendirebildiği takdirde Batı’nın ekonomik hayat damarlarını kontrol edebilecek stratejik bir güce sahiptir. Bu sayede onlara istediği şartları, yükümlülükleri ve bedelleri dayatabilecek; tâbi olan değil, denk olan bir güç hâline gelebilecektir.

İkincisi: Sömürgeci kâfir, Müslümanların zenginliklerinden beslenmektedir. Onun ekonomik hayatının şah damarı Müslüman beldelerinden gelen kaynaklara dayanmaktadır. Mesele yalnızca petrol ve gazla sınırlı değildir; her ne kadar en belirgin olanlar bunlar olsa da, madenler, tarım ürünleri, kimyasallar, gübreler ve daha birçok kaynak için aynı durum söz konusudur. Üstelik sömürgeci Batı, bu kaynakları gerçek değerleriyle de değil; kendisini adeta birer “bağış ve hibe” gibi sunan sömürgeci anlaşmalar yoluyla en ucuz maliyetlerle gasp etmektedir.

Evet, Batı kırılgan ve zayıftır. O, İslam ümmetinin bedenine yapışmış bir asalak gibidir. Müslüman beldelerinin derinliklerinden uzanan hayat damarları kesildiğinde devletleri hızla çökecektir. Savaşın birkaç günü bile bunu gözler önüne sermiştir. Aynı zamanda savaş Batı’nın yenilmez askerî güç efsanesini de yerle bir etmiştir. İslam ümmeti; sömürgeciye bağımlılıktan kurtulmasını, hatta uluslararası arenada onunla rekabet etmesini sağlayacak kaynaklara, kabiliyetlere ve ordulara sahiptir. Ümmetin tek eksiği, işlerini üstlenecek samimi bir liderdir; Raşidi bir Halife, ümmetin imkân ve kabiliyetini seferber ederek onu geçmişte olduğu gibi yüzyıllarca süren dünya liderliği konumuna geri getirecektir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ“Şüphesiz ordularımız galip gelecektir” [Saffat 173]

Mühendis Selâhaddin Adada
حزب التحرير

Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi Müdürü

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan
Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43
www.hizbuttahrir.today
E-Mail: media [@] hizbuttahrir.today

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.