حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilâyeti
Medya Bürosu
| No: SD-BA-2026-MB-TR-66 |
H. 8 Safer 1448 M. Çarşamba, 22 Temmuz 2026 |
İyiliği Emretmek ve Kötülükten Sakındırmak Artık Kamu Düzenini ve Kamu Huzurunu Bozmak mı Sayılıyor?!
19 Temmuz 2026 Pazar günü, Hizb-ut Tahrir üyesi Nasruddin Muhammed Sâmin Âdem (25), Eş-Şevvâk şehrinde askerî istihbarat tarafından, Facebook hesabında yaptığı bir paylaşım nedeniyle gözaltına alındı. Söz konusu paylaşımda iyiliği emredip kötülükten sakındıran Nasruddin, Eş-Şevvâk’ta yaşanan güvenlik zafiyetlerine ve uyuşturucunun yayılmasına dikkat çekmiş; hükümete güvenliği sağlama, fitne çıkaranları engelleme ve bunun ancak İslam’ın hükümlerinin, Nübüvvet metodu üzere kurulacak Hilafet Devleti çatısı altında uygulanmasıyla mümkün olacağını ifade ederek görevini yerine getirmesi çağrısında bulunmuştur.
Biz de Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti olarak, 20 Temmuz 2026 Pazartesi günü “Güvenlik Güçleri, Eş-Şevvâk Şehrinde Bir Hizb-ut Tahrir Gencini Gözaltına Aldı” başlıklı bir basın açıklaması yayımladık. 21 Temmuz 2026 Salı günü saat 07.00’de Nasruddin, Eş-Şevvâk Polis Merkezi’ne sevk edildi ve hakkında 1057 numaralı soruşturma dosyası açıldı. Kendisine yöneltilen suçlama, Sudan Ceza Kanunu’nun 69. maddesi kapsamında yer alan şu hükümdür: “Kim kamu düzenini bozarsa veya kamu düzenini ya da huzurunu bozma kastıyla bir eylemde bulunursa veya bu fiil kamu düzenini veya genel huzuru bozma ihtimali taşırsa ve bu eylem kamusal bir alanda gerçekleşmişse, bir ayı geçmemek üzere hapis cezası, para cezası veya yirmi kırbacı geçmeyecek şekilde kırbaç cezası ile cezalandırılır.”
Biz Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti olarak, hakkın sesinden korkan ve suçluları koruyup kollayan bu iş birlikçi yönetimlerden böyle zalimane uygulamalara alışığız. İnsanları korkuya sürükleyen suçluları himaye eden, tonlarca uyuşturucunun ülkeye sokulmasına göz yuman ve bunların da ötesinde Allah’ın indirdiği hükümlerle yönetmeyen; ayrıca Amerika’nın Sudan’ı bölüp parçalamaya yönelik planlarını uygulayan bu yönetimlerin, böylesine asılsız ve kasıtlı davalar açması bizim için şaşırtıcı değildir. Eğer adalet ve yargı mekanizmalarında meslek ahlakına sahip, hukuku uygulayan ve her şeyden önce Allah korkusu taşıyan kişiler olsaydı, bu davaları derhal düşürürlerdi. Şayet birileri çıkıp Allah’tan değil de otoritenin baskısından korkar ve Hizb-ut Tahrir gençleri hakkında zulüm ve haksızlıkla hüküm verirse, bu durum sadece Hizb-ut Tahrir ve gençlerinin hak üzerindeki sebatını ve Allah’ın yardımı gelip Nübüvvet metodu üzere ikinci Raşidi Hilafet kurulana dek Sevgili Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in hidayeti üzerine yürüme azmini ve kararlılığını artıracaktır.
وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ * بِنَصْرِ اللهِ يَنْصُرُ مَنْ يَشَاءُ“O gün Allah’ın zafer vermesiyle müminler sevinecektir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.” [Rum 4-6]
İbrâhîm Usmân [Ebu Halîl]
حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilayeti Resmi Sözcüsü
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Sudan Vilâyeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi 21 October Street, Imarat al-Vaqf, Ground Floor, East Khartum / Sudan Telefon: +(249) 0912 24 01 43 – 0912 37 77 07 http://www.hizb-sudan.org/ |
E-Mail: spokman_sd@dbzmail.com |