Logo
Bu sayfayı yazdır


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Tanzanya
Medya Bürosu

No: TA-BA-2025-MB-TR-06 H. 5 Cumâde’s Sânî 1447
M. Çarşamba, 26 Kasım 2025

2025 Seçimleri Sonrası Tanzanya’da Şiddet

Değerli Gazeteciler:

Tanzanya, 29 Ekim 2025 seçim gününden bu yana siyasi bir krizle karşı karşıyadır. Günlerce süren bu kriz, can kayıplarına, mülk ve altyapının tahrip olmasına yol açtı. Bu olayın ardından, Hizb-ut Tahrir / Tanzanya olarak biz şunları ifade etmek istiyoruz:

Her zaman belirttiğimiz gibi, çok partili demokratik sistem, Batılı sömürgecilerin kendi çıkarları için dayattığı kapitalist bir siyasi sistemdir. Birçoklarının inandığı ve hatta bazı insanların bu yanlış umutlara kapılarak çok zaman ve kaynak harcadığı, hatta değişim umuduyla hayatlarını riske attığı bu sistem, ülkemizin arzuları, çıkarları veya ilerlemesi için ülkemize getirilmiş değildir.

Sömürgecilik, halkın artık bıktığını ve onlara sahte bir bağımsızlık verdikten sonra tek partili sistemin zulmü nedeniyle artan bir hoşnutsuzluk olduğunu fark edince, rejimin yüzünü değiştirmek amacıyla bu çok partili demokratik sistemi hile ve manipülasyon yoluyla ülkemize getirmiştir. Batı, bu sistemle ayrıca halkı aldatmayı ve onlara karar alma süreçlerinde kendilerinin de bir rolü olduğu yanılsamasını vermeyi amaçlamaktadır; Batı bu sistemle, halkı karar alma mekanizmasında söz sahibi olduklarına dair kandırmayı ve vehme düşürmeyi amaçlamaktadır; oysa bu doğru değildir. Zira Amerika Birleşik Devletleri’nde bile halk, başkanını doğrudan seçmez.

Bu sebeple, çok partili sistem, eski sömürgeciliğin ve sahte bağımsızlığın (bayrak bağımsızlığının) ardından yeni sömürgeciliği pekiştirmek ve insanların sağlıklı düşünmelerini engellemek amacıyla sunulmuş bir stratejidir. Böylece insanlar, dünyayı özellikle gelişmekte olan ülkeleri tahakkümü altına alan ve sömüren fasit kapitalist sistemi kökünden söküp atmak yerine, bugün tüm enerjilerini yöneticileri değiştirmeye yoğunlaştırmaktadırlar. Bu sayede de asıl sorun olan kapitalist sistem varlığını sürdürmektedir.

Bununla birlikte, eğer yönetici Batı’nın çıkarlarını iyi koruyorsa, o zaman muhalif partiler seyirci kalmaya devam edeceklerdir. Bu nedenle, Batılı sömürgeci devletlerin çok partili siyaset ve diğer bahaneleri kullanarak sinsi bir şekilde iç çatışmaları, bölünmeleri ve şiddeti kışkırttıkları, böylece gelişmekte olan ülkelerin kaynaklarını kolayca sömürmeyi amaçladıkları açıktır. Sudan, Kongo, Yemen, Somali ve diğerleri buna örnektir.

Kaldı ki çok partili seçimler, kapitalist ideolojinin ömrünü uzatmak için kullanılan sömürgeci bir stratejidir. Bu durum, muhalefet partilerini Üçüncü Dünya ülkelerindeki iktidar partileri için bir stepne haline getirmektedir. İktidar, sömürgecilerin çıkarlarını iyi koruyamazsa iktidar partisini tahttan indirmek için muhalefet partilerine yetki verilmektedir.

Bazı Hıristiyan ve Müslüman liderlerinin yaptığı ve ayrılığı kışkırtan, Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasında dini gerilim tırmandıran açıklamaları ise sömürgecilerin böl ve yönet fikrinin bir sonucudur.

Sömürgecilerin, sömürgelerindeki tahakkümlerini pekiştirmek için kabile, bölge ve din gibi unsurlara dayalı çeşitli bölünmeler yarattıklarını unutmamalıyız. Bunun amacı, ihtiyaç duyulduğunda bu ayrılıkları kendi çıkarları doğrultusunda kolayca istismar edebilmektir.

Herkese Açık Çağrı

Bu açıklamanın ardından, tüm kamuoyuna net bir çağrıda bulunmak istiyoruz:

Bugün dünyadaki en büyük sorun ve temel problemin, her yerde hâkim olan ve büyük güçler tarafından desteklenip yönlendirilen kapitalist ideoloji olduğu idrak edilmelidir. Dolayısıyla sadece yöneticinin yüzünü değiştirmek, kaynakların tüketilmesinden ve sömürülmesinden başka hiçbir şeyi değiştirmez.

Çok partili demokrasiyi uygulayan pek çok gelişmekte olan ülke vardır; ancak buna rağmen kaynakları hala Batılı devletlerin mülkiyeti altındadır, halkları yoksulluk içindedir, ülkeleri hala Batılı devletlerin rehinesidir. Bu yüzden gerçek çözüm çok partili sistemler değildir, kapitalist ideoloji yeryüzünden söküp atmaktadır.

Ayrıca bazı kurumları, Müslüman ve Hıristiyan din adamlarını ve takipçilerini; demokratik siyaset uğruna provokasyon ve dini gerilim duygularını istismar eden sömürgecilerin tuzağına düşmemeleri konusunda uyarıyoruz.

Dini liderlerden beklenen; kendilerini ilgilendirmeyen ve manevi değerlerden yoksun demokratik siyasetin kuyruğuna takılarak dini çatışmaları körüklemek yerine siyasi, ekonomik ve içtimai sorunlara yönelik kendi dini çözümlerini halka sunmalarıdır.

Laik siyasette dini kışkırtmaların istismar edilmesi, vahim ve felaket getirici sonuçlara yol açar ve sonu asla hayırla bitmez. 1992-1995 yılları arasında Bosna Hersek’te, 2013 yılında Anti-Balaka ve Seleka çeteleri eliyle Orta Afrika’da gördüğümüz ve Nijerya ile Sudan gibi yerlerde devam eden çatışmalar bunun açık göstergesidir.

Şimdiden teşekkür ederiz.

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Tanzanya
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: +255778 870609
E-Mail: jukwalakhilafah@gmail.com

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.