Logo
Bu sayfayı yazdır


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Ürdün Vilâyeti
Medya Bürosu

No: RD-BA-2026-MB-TR-05 H. 7 Safer 1448
M. Salı, 21 Temmuz 2026

Safadi, Ürdün’de Amerikan Üsleri Bulunmadığını İddia Ediyor
Oysa Ürdün’ün Toprağı da Hava Sahası da Amerikan Güçlerine Ardına kadar Açılmış Durumda!

Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Aspen Güvenlik Forumu oturumunda yaptığı konuşmada, ülkesinde Amerikan üsleri bulunduğu iddialarını reddetti. Safadi, Amerikan askerlerinin “uzun vadeli iş birliği” çerçevesinde Ürdün’de bulunduklarını savunarak, İran’ın Ürdün’de Amerikan üsleri bulunduğu yönündeki söyleminin ve bunu saldırılar için gerekçe göstermesinin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Ancak bu açıklamadan henüz 48 saat geçmeden Amerikalı yetkililer, geçtiğimiz Cuma günü İran’ın düzenlediği saldırılarda iki Amerikan askerinin öldüğünü ve bir askerin de kaybolduğunu söylediler. ABD’li yetkililer son beş gün içinde İran’ın Ürdün’deki Amerikan güçlerine düzenlediği bu dördüncü saldırı olduğunu bildirdiler. Bu saldırılarda toplamda onlarca Amerikan askerinin yaralandığını ve çok sayıda helikopterin hasar gördüğünü kaydettiler. Öte yandan Ürdünlü askerî bir kaynak da hava savunma sistemlerinin ülke hava sahasında çok sayıda İran füzesini engellediğini duyurdu.

Ürdün’deki Amerikan askeri varlığı, kelimenin tam anlamıyla bir işgaldir ve Amerika’nın hedefleri ve çıkarlarının genişlemesiyle birlikte askeri varlığı giderek genişlemektedir. Dışişleri Bakanı’nın iddiaları ise Ürdün halkı nezdinde inandırıcılığını tamamen yitirmiş durumdadır. Rejimin borazanlarının, Amerikan varlığının “uzun vadeli savunma iş birliği anlaşması” çerçevesinde ülkede bulunduğunu söyleyerek ülkede bulunan Amerikan varlığını meşrulaştırmaya çalışmaları ise, aslında rejimin izlediği yolun bir itirafı niteliğindedir. Çünkü şeriatın haram kıldığı bu tür anlaşmalar; Allah’a, Rasûlü’ne ve Ürdün halkına karşı açık bir ihanettir. Eskiden sömürgeci kâfir Müslüman ülkelerini zorla işgal ederlerdi, bugünse yöneticilerin koltuklarını koruma sevdası yüzünden onların rızasıyla işgal etmektedir! Halbuki bu yöneticiler, Amerika’nın sömürgeci çıkarlarıyla çelişen hiçbir yönetimi, hiçbir müttefiki ve hiçbir yapıyı ayakta bırakmadığını gayet iyi bilmektedirler. Körfez ülkelerinde ve hatta her fırsatta Amerika’nın desteği olmasa “bir hiç olduğunu” hatırlattığı Yahudi varlığında onlar için bir ibret vardır.

Amerikan Kongre Araştırma Servisi’nin (CRS) bir raporuna göre Ürdün, yaklaşık 4 bin Amerikan askerine ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca savaş öncesinde ve sonrasında takviye kuvvetler gönderilmiştir; Amerika, Körfez ülkelerindeki çok sayıda kuvvetini -iddia edildiği üzere- “daha güvenli” gerekçesiyle Ürdün’deki üslerine kaydırmıştır. Ürdün’deki Amerikalıların mevcudiyetine dair en büyük delil, ABD’nin eski Amman Büyükelçisi Yael Lempert’in 2023’teki şu sözüdür: “Ürdün’deki ABD Büyükelçiliği, dünyadaki en büyük elçiliklerimizden biridir. Orada ikamet eden 33 binden fazla Amerikalı dahil olmak üzere elçilik ekibinin ve Amerikalıların güvenliği her zaman en önceliğim olacaktır.” Eğer bu jeopolitik anlamda bir işgal değilse peki nedir o zaman?

Amerikan güçleri, rejimin “üs” demekten kaçındığı birçok askerî tesiste fiilen bulunmaktadır. Bunların başında da modernizasyonu ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından yaklaşık 265 milyon dolar tutarındaki inşaat ve askerî projelerle finanse edilen Şehit Muvaffak es-Saltî Hava Üssü gelmektedir. Bunun yanı sıra, Ürdün’ün kuzeydoğusunda Suriye ve Irak sınırına yakın Tower 22 üssü de bulunmaktadır. Nitekim burada düzenlenen bir insansız hava aracı saldırısında üç Amerikan askeri hayatını kaybetmiştir. Ayrıca Kral Hüseyin Üssü, Prens Hasan Üssü ve ülkenin çeşitli bölgelerine yayılmış diğer askerî tesislerde de Amerikan birlikleri konuşlandırılmıştır. Bunun yanında, uğursuz savunma iş birliği anlaşması sayesinde Amerikan askerleri Ürdün’ün askerî ve sivil tesisleri içerisinde de faaliyet göstermektedir.

Ey Ürdün halkı!

Amerika ile Yahudi varlığının bir Müslüman ülkeye karşı yürüttüğü savaşın gerçek mahiyeti zihninizden hiçbir zaman çıkmamalıdır. Körfez ülkelerini ve Ürdün’ü askerî operasyonlarının üsleri hâline getirmeleri; hatta bu üslerden Suriye’ye “terörle mücadele” bahanesiyle saldırılar düzenlemeleri, gerçekte Amerika’nın İslam’a ve Müslümanlara karşı yürüttüğü savaşa ortak olmaktan başka bir anlam taşımamaktadır.

Artık olaylara İslam’ın bakış açısıyla bakmanın zamanı gelmiştir. Amerika sömürgeci bir güçtür ve İslam’ın düşmanıdır. Yahudi varlığı ise onun bölgedeki ileri karakoludur. Bizler ise diğer insanlardan ayrı, tek bir ümmetiz; savaşımız da birdir barışımız da birdir. Gerçekliğimizi bu yönde değiştirecek olan ise sadece Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devletidir.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاءَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ “Ey inananlar! Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.” [Maide 51]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Ürdün Vilâyeti
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: 
http://www.hizb-jordan.org/
E-Mail: info@hizb-jordan.org

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.