- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Suriye'deki Adalet Meselesi Hâlâ Askıda!
Haber:
İçişleri Bakanlığı, 19/4/2026 Pazar günü, adalet sürecini güçlendirmek ve hukukun üstünlüğünü pekiştirmek kapsamında, İçişleri Bakanı Enes Hattab, Adalet Bakanı Mazhar el-Veys ve her iki bakanlıktan seçkin hukuk uzmanları ve ilgili yetkililerin yanı sıra Abdülbasit Abdüllatif başkanlığındaki Geçiş Dönemi Adalet Kurumu’ndan bir heyetin de katılımıyla İçişleri ve Adalet bakanlıkları arasında ortak bir çalışma oturumu düzenlendiğini duyurdu. (SANA Ajansı, 19/4/2026)
Yorum:
Suçlu Esad rejiminin yıkılmasının üzerinden yaklaşık bir buçuk yıl geçmesine rağmen Suriye’de adalet meselesi hâlâ dondurulmuş durumda; rejimin suçlularının çoğu, İçişleri ve Adalet bakanlıklarının gözü ve kulağı önünde ülkede hâlâ serbestçe dolaşıp keyif çatıyorlar. Geçiş Dönemi Adalet Kurumu'nun çalışmaları ise toplantılar düzenlemek, tavsiyelerde bulunmak ve pratik adımlara dönüştürülmeyen raporlar hazırlamakla sınırlı kalmaktadır.
Bu bağlamda Colani hükümetinde, iddialar ile gerçeklik arasındaki çarpıcı çelişki göze çarpmaktadır; zira bir yandan rejimle bağlantılı hiçbir kişinin kanıt ve deliller olmadan yargılanmayacağını söylerken, aynı zamanda halkın, Esad ordusuna bağlı Ulusal Savunma Güçleri milisinde eski bir lider olan Fadi Sakar gibi serbest bırakılan bazı şahsiyetlere ilişkin sunduğu delilleri reddediyor.
Ayrıca hükümetin bu dosyadaki davranışları çifte standart niteliği taşımaktadır; zira bir yandan Muhammed Şa’ar ve İbrahim Huveyce gibi Esad rejiminin askeri ve güvenlik aygıtından olan kişileri tutuklarken, diğer yandan Esad'ın milislerini finanse eden Muhammed Hamşo örneğinde olduğu gibi rejimin ekonomik kolları olarak nitelendirilen diğer bazılarını ise servetlerinin bir kısmını aldığı uzlaşmalar yoluyla serbest bırakmaktadır.
Colani hükümetinin, özellikle mağdur yakınları başta olmak üzere halk için büyük bir endişe kaynağı olan adalet meselesine karşı gevşek davranması, özellikle suçluların cezalandırılmasının ulaşılabilir bir mesele olduğu, hızlıca uygulanabileceği ve yeniden inşa projesinin aksine uzun bir zamana ihtiyaç duymadığı göz önünde bulundurulduğunda kendisine yönelik her geçen gün artan halk öfkesinin en önemli tetikleyicilerinden biri sayılmaktadır.
Bu hükümet bir yol ayrımındadır; ya devrimin hedefleri ve halkın beklentileriyle uyumlu şekilde adalet dosyasında hızlı ve ciddi adımlar atacak ya da aynı yerinde sayarak, oyalamaya ve ertelemeye devam edecek. İşte o zaman, özellikle iş fırsatlarının yokluğu ve elektrik fiyatlarındaki astronomik artışlar da dahil olmak üzere kötüleşen ekonomik koşullar altında, kalabalıkların sokaklara dökülüp hükümetin düşmesini talep etmesine şaşırması doğru değildir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Ahmed Sa’d