Logo
Bu sayfayı yazdır
Krallık Rejimleri, Müslüman Ülkelerde Batılı Ülkelerin Çıkarlarına Karşı Çıkanların Vatandaşlığını Geri Almaya Başvuruyor!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Krallık Rejimleri, Müslüman Ülkelerde Batılı Ülkelerin Çıkarlarına Karşı Çıkanların Vatandaşlığını Geri Almaya Başvuruyor!

 

Haber:

Kuveyt, Pazar günü, (resmî devlet gazetesi) Kuveyt el-Yevm gazetesinin yayınladığı habere göre eski Millet Meclisi (parlamento) üyesi Enver el-Fikr ve eski Kuveyt millî takım kalecisi Nevaf el-Halidi’nin de aralarında bulunduğu 1266 kişinin Kuveyt vatandaşlığının iptal edilmesini öngören altı kararname yayımladı; böylece 4 Mart 2024'ten bu yana onlara bağlılık yoluyla vatandaşlığını kaybeden on binlerce kişiyi saymazsak, ülkede vatandaşlığı iptal edilenlerin sayısı 43 binin üzerine çıkmıştır; zira Kuveyt hükümeti o tarihten itibaren vatandaşlık dosyasını “temizlemek” için bir kampanya başlatmış ve bu kampanya, Kasım 2024 ile Şubat 2025 arasındaki dönemde zirveye ulaşmıştır. (El Arabi el Cedid, 26/04/2026)

Bahreyn, “İran’ın düşmanca eylemlerine sempati duymak” veya yabancı taraflarla casusluk yapmakla suçlanmaları nedeniyle, bağımlı oldukları aileleri de dahil olmak üzere toplam 69 kişinin Bahreyn vatandaşlığının iptal edildiğini duyurdu. Bahreyn Haber Ajansı, kararın, Kral Hamad bin İsa Al Halife tarafından verilen kraliyet talimatlarının uygulanması doğrultusunda alındığını ve Veliaht Prens Selman bin Hamad Al Halife’nin takibiyle, güvenlik ve istikrarı korumaya yönelik çabalar çerçevesinde geldiğini bildirdi. Ayrıca kararın, Bahreyn Vatandaşlık Kanunu'nun (10/3) maddesine dayandığını ve bu maddenin “Krallığın çıkarlarına zarar verilmesine yol açması” veya “ona karşı sadakat yükümlülüğüne aykırı bir eylemde bulunulması” durumunda vatandaşlığın düşürülmesini öngördüğünü ve bunun da İçişleri Bakanı Şeyh Raşid bin Abdullah Al Halife tarafından Bakanlar Kurulu’na sunulan bir teklif temelinde gerçekleştiğini ekledi. Yetkililer, karar kapsamına alınanların tamamının Bahreyn kökenli olmadığını belirterek, yetkili makamların gerekli yasal prosedürleri uygulamaya başlayacağını bildirdi. Bahreyn Haber Ajansı, ilgili makamların Bahreyn vatandaşlığını hak edenleri ve hak etmeyenleri incelemeye ve gözden geçirmeye devam edeceğini vurguladı. (El Cezire, 27/04/2026)

Yorum:

Egemenliği yönetici bir kişiye ve ailesine veren cahiliye krallık sistemlerinin yönetimi altındaki Müslümanların hali işte budur. Böylece ülke, o yöneticilerin gözünde kendilerine ait bir çiftliğe dönüşmüş ve ülke halkını da köleleştirip geçimlerini zorlaştırmışlardır. Krallık sistemi yöneticileri, siyasi çalışmayı tek başlarına yürütmeye itmektedir; oysa İslam esasına dayalı siyasi çalışma, sadece yöneticilere değil, İslam ümmetinin üzerine de vaciptir. Seyahate izin veren ya da içeride gözetim haklarının elde edilmesiyle ilgili belgelerin geri çekilerek gözdağı verme ve tehdit etme göstergeleri, krallık sistemlerinin iflasının göstergesinden başka bir şey değildir. Ülke halkının işlerini gözetmek için çalışmak yerine, onları tehdit ediyor ve buna onların hapse atılmaları eşlik etmese de onları terk ediyorsunuz; bu da onların laikliği, ahlaksızlığı ve fuhşu kamusal alanda dayatma, Müslüman ülkelerin birbirleriyle savaşan gruplara bölünmesini meşrulaştırma ve Müslüman ülkelerinin sömürgeci kafir düşmanlarına karşı barış ve savaşlarının bir olması için çalışmak yerine onların barışlarını ve savaşlarını, cehaletin çeşitli bayrakları altında yürütme politikalarını inkâr etmeye yönelik çalışmalar ortaya çıktıkça gerçekleşmektedir.

Vatandaşlığın geri alınmasına ilişkin durumların ortaya çıkması, tiksindirici milliyetçi fikirleri ve ırkçılıkları yeniden canlandırma girişiminden başka bir şey değildir. Krallık rejimlerinin yöneticilerinin neredeyse tek ortak özelliği, küfür ülkelerinin İslam beldeleri üzerinde kültürel, siyasi ve askeri olarak hâkimiyet kurmasını sağlamak ve Müslüman ülkeler arasında çatışma halini sürdürerek bölgede, tüm ilişkilerinde yalnızca Allah’ın şeriatının hakim olmasına dayanan Müslümanları birleştirecek Hilafet Devletinin kurulmasını engellemek amacıyla yıpranmış tahtlarını korumak için Amerika ve İngiltere gibi küfür ülkelerinden düzenli ordu güçleri getirmeleridir.

Kuveyt ve Bahreyn’deki krallık rejimlerinin her birinin ülke vatandaşlarının vatandaşlığını geri alması ve Ürdün’de de benzer bir adım atılacağına dair imada bulunulması, krallık rejimlerinin İslam ümmetinin işlerini gözetme konusundaki iflasının bir işaretidir. İslam ümmetine gelince; son yirmi yılda İslam’ın, İslam’a dair anlayışlarındaki farklılıklara rağmen genel olarak onun temel ilgi odağı olduğunu kanıtlamıştır; bu da bir hayrı ve bu cahiliye rejimlerinin geri dönüşü olmayacak bir şekilde çöküşünü müjdelemektedir. Geriye sadece muhlislerin, bu anlayışı aydın bir hâle getirecek şekilde ileri taşımaları kalmıştır ki böylece ümmet, İslam’ın kamil sisteminden başka bir şeyi kabul etmediği gibi fiilî durumun baskısı altında ya da İslami bir kılıfa bürünmüş kapitalizmin getirdiği yarım çözümler gibi benzer başlıklar altında olsa bile İslam’dan başka bir şeyi kabul etmesin.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Nizar Cemal

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.