Logo
Bu sayfayı yazdır
Ne Sosyalizm Ne De Kapitalizm Tanzanya’yı Kurtarabilir

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Ne Sosyalizm Ne De Kapitalizm Tanzanya’yı Kurtarabilir

Haber:

3 Haziran 2026 Çarşamba günü, Cumhurbaşkanı Samiya Suluhu Hassan, üç gün süren bir devlet ziyareti için Rusya'ya gitti. Ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile bir görüşme gerçekleştirildi, 29. St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nda (SPIEF 2026) bir konuşma yapıldı ve Rusya’daki Halklar Arası Dostluk Üniversitesi’nden (RUDN Üniversitesi) kendisine fahri doktora unvanı verildi.

Yorum:

Bu, 1969 yılından bu yana bir Tanzanya cumhurbaşkanının Rusya’ya yaptığı ilk ziyaret olmuştur. Samia Hassan, mevkidaşı Putin ile ticaret, enerji, tarım, eğitim ve turizm alanlarında işbirliğinin genişletilmesinin yanı sıra, 1,2 milyar Dolar değerindeki Makugo Nehri Uranyum Projesi de dahil olmak üzere madencilik anlaşmaları konusunda kapsamlı ikili görüşmeler gerçekleştirdi.

Moskova’ya göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi geçen yıl %25’e varan bir oranda büyümüştür. İki ülke arasındaki ticaret dengesi yıllık yaklaşık 307 milyon Dolar seviyesindedir ancak bu rakamın, bu yılın Ocak ayında kurulacak olan yeni Rusya-Tanzanya İş Konseyi ile birlikte artması beklenmektedir. Birleşmiş Milletler Ticaret Verilerinin (Comtrade) 2024 yılı verilerine göre, Tanzanya Rusya’dan yaklaşık 295 milyon Dolar değerinde mal ithal ederken, Rusya’ya sadece 9 milyon Dolar değerinde mal ihraç etmektedir. Dolayısıyla diğer Batı kapitalist ülkeler gibi Rusya da serbest ticaret, küreselleşme ve yabancı yatırım adı altında Tanzanya’yı sömürmektedir.

Tanzanya, devasa maden servetlerine, geniş tarım arazilerine, devasa göllere ve Hint Okyanusu’na uzanan uzun bir kıyı sahiline sahiptir; bu da ülkeyi, ekonomi ve jeopolitik açıdan hayati öneme sahip kılmakta ve Kongo’dan gelen muazzam miktardaki madenlerin ve denize kıyısı olmayan komşu ülkelerin mallarının taşınması için stratejik bir koridor haline getirmektedir; bununla birlikte ideolojik güçten yoksun bir ülkedir. Bunun sonucunda Amerika ve Avrupa’nın hegemonyasına ve sömürüsüne alternatif olarak korunma talep etmek için bir zamanlar sosyalist olarak kabul edilen Rusya ve Çin’e yönelmektedir.

Ancak Tanzanya’nın ve diğer gelişmekte olan ülkelerin eski sosyalist devletlerden beklentileri gerçekçi olmadığı gibi hakikatten de oldukça uzaktır. Aslında sosyalizmin çöküşünden, özellikle de geçen yüzyılın doksanlı yıllarının başında Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, hem Rusya hem de Çin kapitalizmi benimseyip uygulamıştır.

Dolayısıyla kapitalizmin gölgesinde sömürü, kaçınılmaz bir hedef olarak kabul edilmektedir. Bu da gelişmekte olan ülkelerin, eski sosyalist ülkeler ile Batılı kapitalist ülkelerin bir madalyonun iki yüzü olduğunu ve her ikisinin de sömürgecilik ve sömürüden uzak olmadıklarını idrak etmeleri gerektiği anlamına gelmektedir.

Tanzanya da dahil olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin gerçek korunması ve fiili kurtuluşunun, sosyalizm ve kapitalizm yoluyla gerçekleşmesi mümkün değildir; aksine İslam ideolojisini benimsemek ve onu, tarihi insanlığa adalet ve hakkaniyetle hizmet etme gücüne tanık olan Hilafet Devleti'nin gölgesinde uygulamak yoluyla gerçekleşebilir.

 

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Said Bitumva - Tanzanya

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.