- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber - Yorum
Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan'ın Gaspçı Yahudi Varlığını Tanıyanlar Listesine Katılmasını Memnuniyetle Karşılıyor!
Haber:
Birleşik Arap Emirlikleri, ABD’nin himayesi ve desteğiyle Lübnan ile Yahudi varlığı arasında üçlü bir çerçeve anlaşmasına varıldığına dair açıklamayı memnuniyetle karşıladı ve anlaşmaya varılmasını kolaylaştırmak için ABD Başkanı Trump ile Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun gösterdiği diplomatik çabaları takdir etti. Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, bu gelişmenin bölgesel istikrarı destekleyen bir ortamın güçlendirilmesi yönünde atılmış olumlu bir adım olduğunu vurguladı ve daha fazla gerginliğin önlenmesi ve bölgedeki insani ve güvenlikle ilgili sonuçlardan kaçınmak için uluslararası koordinasyonun sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Birleşik Arap Emirlikleri, bu aşamada Lübnan ile olan tam dayanışmasını yineledi ve silahların yalnızca devletin elinde toplanması ve terör örgütlerinin dağıtılmasına yönelik çabalarına desteğini vurguladı; bu adımın, ulusal güvenlik ve istikrarın pekiştirilmesi yolunda önemli bir dönüm noktasını temsil ettiğini belirtti. Ayrıca Lübnan’ın birliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü destekleme konusundaki sarsılmaz kararlılığını ve Lübnan halkının güvenlik, istikrar, kalkınma ve refah konusundaki beklentilerinin gerçekleştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla onun yanında yer alacağını vurguladı. (En-Nahar, 27/06/2026)
Yorum:
Gaspçı Yahudi varlığı Filistin, Lübnan ve Suriye’de arbede çıkarmaya terk edilmişken, bu insanlar hangi bölgesel istikrardan bahsediyorlar Allah aşkına?!
Yahudi varlığı var olduğu sürece bölge ne güvenli ne de istikrarlı olacaktır. Yahudi varlığını kökünden söküp atmak ve Batı devletlerinin İslam beldelerindeki nüfuzunu ortadan kaldırmaktan daha azına yönelik hiçbir söylem, herhangi bir istikrar getiremeyecektir. Evet, Amerika, kaynakları ve halkına tahakküm etmek istediği sürece tüm bölgenin güvenlik ve istikrar içinde olması mümkün değildir.
İster balistik ister nükleer isterse başkası olsun Müslümanların silahları konusuna gelince; bu, kâfirlerle müzakere edilecek bir mesele değildir; aksine bu konunun konuşulacağı tek yer, sadece İslam’ın ve Müslümanların düşmanlarına karşı savaş alanıdır.
Birleşik Arap Emirlikleri'nin yöneticilerine gelince; onların Lübnan yöneticilerinin gaspçı Yahudi varlığının mübarek topraklar üzerindeki meşruiyetini tanımasını tebrik etmeleriyle ilgili söylenebilecek en iyi söz, Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şu kavlidir: إِنَّ مِمَّا أَدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلَامِ النُّبُوَّةِ إِذَا لَمْ تَسْتَحْيِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ “İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmıyorsan dilediğini yap!”
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Nizar Cemal