- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber - Yorum
Susuzluk, El-Abyad'da 3,4 Milyon Kişiyi Kuşatma Altına Almış ve Hızlı Destek Güçlerinin Kente Uyguladığı Kuşatma Sonucu Su Açığı %70'e Ulaşmıştır
Haber:
Hızlı Destek Güçleri, Kuzey Kordofan Eyaleti’nin başkenti El-Abyad'daki başlıca su kaynaklarını ya kontrol ederek ya da insansız hava araçlarının ateş menziline sokarak hizmet dışı bırakmış; bu da su açığının yaklaşık %70 genişlemesine yol açmıştır. (Sudan Tribune, 17/7/2026)
Yorum:
Savaş sırasında El-Abyad şehrinin nüfusu, Güney ve Batı Kordofan eyaletlerindeki çatışmalardan kaçanların yanı sıra Barah ve Kuzey Kordofan’daki Hızlı Destek Güçleri'nin kontrolündeki bölgelerden gelen yerinden edilmiş kişileri de kabul etmesinin ardından üç katından fazla artış göstermiştir.
Sudan Tribune’ün elde ettiği raporlar, Hızlı Destek Güçleri’nin El-Abyad şehrinin ana su kaynaklarını hedef almasının, bu kaynakların hizmet dışı kalmasına neden olduğunu ve bunun da su arzında %70’lik bir açığa yol açtığını belirtmektedir. Yine şehrin bazı sakinleri Sudan Tribune’e, daha önce bir varil suyu 30 bin Cüneyh, yani yaklaşık 6 Dolar karşılığında satın almak zorunda kaldıklarını belirtmişlerdir.
Su, yaşamın can damarıdır; hatta onsuz bir yaşam mümkün değildir; zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّ “Her canlı şeyi sudan yarattık.” [Enbiya 30] Dolayısıyla su, yaşam kaynağı olup susuzluk ise, bir damla suyu altından daha değerli kılan en ağır imtihanlardan biridir. Nitekim kadim bilge kişilerin hikmetli sözleri ve şairlerin şiirleri, bu nimeti ve onun yüce değerini anlatan ifadelerle dolup taşmaktadır. Örneğin yazar Terry Goodkind şöyle diyor: “Susuzluktan ölen bir adam için su, altından daha değerlidir.”
Ey insanlar, her birimiz kendimizi susamış birinin yerine koyalım; o zaman anlarız onların durumlarını.
El-Abyad şehrindeki halkımızın durumu işte bu olup, hiçbir suç işlememiş olmalarına rağmen bu duruma düşürülmüşlerdir; bu da sırf kafir Amerika, El-Abyad halkına diz çöktürmek ve şehrin anahtarını teslim etmesini istediği için yapılmıştır. Bu silah ve ona benzer açlık, halkı zilleti ve yenilgiyi reddeden ve şehrin teslim edilmesinin kurban bedeli olarak Ali bin Dinar’ın torunlarının iki yılı aşkın bir süre aç bırakıldığı dirençli el-Faşir halkına karşı da kullanılmıştır.
İnsan haklarıyla övünen kafir Batı'nın, Sudan ve Gazze Haşim’deki savaşlarda ayıpları ortaya çıkmıştır; zira kendi yasaları, kanunları ve kırmızı çizgilerinin insanlara karşı kullanılmasını uygun görmediği bu iki aracı, İslam halklarına ve ülkelerine karşı sömürgeci arzularını gerçekleştirmek istediğinde kullanmaktadır.
Eğer kendi cildimizden olan yöneticiler ve çıkarcı bir avuç politikacı, ona boyun eğip diz çökmeseydi kâfir Batı, İslam ümmetini yok etmek, Sudan gibi tek bir ülkenin mafsallarını parçalamak ve onları birbirinden koparmak için bu eyleme cesaret edemezdi; zira onlar, geçici bir iktidar koltuğu uğruna dinlerine, ümmetlerine ve ülkelerine ihanet etmişler ve halklarının maruz kalabileceği zulüm, açlık, susuzluk, yerinden edilme ve benzerleri gibi sonuçları hiç dikkate almamışlardır...
Ancak ümmetin içinde, ümmetin ihtişamını ve Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafetin olduğu sarsılmaz kalkanını geri getirmek için samimi bir şekilde çalışanlar olduğu sürece, zafer vaadi yaklaşmış demektir; zira ümmete uygulanan tüm bu zulüm ve baskılar, kurtuluş fecrinin doğuşunun yaklaştığının işaretleridir; bu kurtuluş fecri de, Halifesi, zalim bir vergi tahsildarı ve celladı, bir hain ya da ajan değil de, aksine Allah’ın Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in buyurduğu gibi insanların gözeticisi ve yöneticisi olacak Hilafet Devleti'dir: كُلُّكُمْ رَاعٍ وَكُلُّكُمْ مَسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ “Hepiniz çobansınız; hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz.”
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdusselam İshak - Sudan