- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi, Zorla Dayatılan Yasalar ile Değil İslam Kardeşliği ile Olur
Haber:
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hayata geçirilecek yasal düzenleme tamamlandı. 12 maddeden oluşan çerçeve yasanın adını ve yasa tasarısındaki ayrıntıları aktardı. Çerçeve yasanın adı, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi olarak belirlendi. (04.08.2026 https://www.ntv.com.tr/)
Yorum:
Türkiye’deki kapitalist sistem ve rejim, kendi ürettiği milliyetçiliğe ve yıllarca milliyetçilik ve ulusalcılık teraneleri ile bozduğu İslam kardeşliğine 12 maddelik gibi sadece kâğıtta kalacak bir yama ile pansuman yapmaya çalışıyor, iyileştirmeye ya da tamamen çözmeye değil. Zira toplumsal dayanışma ve toplumsal bütünleşme çıkarılacak yasalar ile değil, inançla, ikna ile olur. Kaldı ki milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme Erdoğan’ın siyasi hırsı için olacağından dolayı ebedi değil, geçici olacaktır. Yarın başka birinin siyasi hırsı için toplumsal bütünleşme ve dayanışma heba ve feda edilecektir. Dahası Kürt meselesini çözmek Erdoğan’ın elinde değildir, onu üreten İngiltere ve ondan miras alan Amerika’nın elindedir. Bugün Amerika, çıkarı için Kürt meselesine geçici pansuman yapabilir ya da aspirin verebilir ama hastalığa ebediyen iyileştirmeyecektir ki iyileştiremezdir de zaten.
Kardeşliği perçinleyecek adımlar atılması elbette güzeldir ama sırf içerideki siyasi hedefler için böylesi adımlar atılırsa güzel olmaz, güzel olmasını da bir kenara bırakalım ebedi olmaz. Kaldı ki hastalığın ve pisliğin kaynağı olan Kapitalist sistem, bu hastalığa derman olamaz. Eğer Erdoğan, siyasi hedefleri ve hırsları için değil, tıpkı Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in yaptığı gibi düşmanlara karşı cepheden cepheye koşmak için iç cepheyi güçlendirmek istiyorsa, bunu hastalığın kaynağı olan kapitalizmden doğan yasalar ile değil ancak İslam ile yapabileceğini bilmelidir. Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem dışarıda cihat etmek ve İslam’ı dünyaya taşımak için iç cephede Ensar ile Muhacirler arasında kardeşlik ilan etmiştir. Yabancı devlet başkanlarını Osmanlı sembolleriyle karşılayan, stadyumlara Osmanlı halifelerinin koreografisini yansıtan Erdoğan, eğer gerçekten Osmanlı Halifelerini örnek alıyorsa, bir numaralı İslam düşmanının koluna girmek, pis ve kirli ayaklarının altına kırmızı halılar sermek, şaşalı bir şekilde karşılayıp törenler düzenlemek yerine Amerika Birleşik Devletleri'ni vergiye bağlayan Osmanlı Halifesi III. Selim gibi ABD’yi vergiye bağlamalı, Filistin’i işgal eden Yahudi varlığı ile diplomatik ilişkileri sürdürmek ve masa altından ticari ilişkilere devam etmek yerine Sultan Abdülhamid gibi Filistin’i korumalıdır.
Erdoğan 12 maddelik insan yapımı yasa ile Türkiye’de dayanışma ve bütünleşmeyi tesis edebileceğini sanıyorsa yanılıyor. Yasa ile kardeşlik tesis edilemez. Yasa çıkarıldığı zaman milliyetçilik ve ulusalcılık yok mu olacak? Asla. Kaldı ki zaten öyle bir niyeti de yok. Tek amacı, siyasi hedefi ve hırsını gerçekleştirebilecek bir ortamı hazırlamaktır. Bunun yolu da şu aşamada Kürtlerin oyunu almaktan geçiyor. Yoksa Erdoğan’ın yeni mi aklına geldi Türkiye’de insanlar arasında dayanışma ve bütünleşmeyi tesis etmeyi. 24 senedir neredeydi. O zaman insanlar arasında dayanışma ve bütünleşme tesis edilmesine ihtiyaç yok muydu? O zaman yoktu da şimdi mi var? 2015’te sırf siyasi amaç uğruna anlaşma masasından kalkmadı mı?
O yüzden Türk halkı, Erdoğan’ın çıkaracağı bu yasanın toplumsal dayanışma ve bütünleşmeyle hiçbir ilgisinin olmadığını bilmelidir. Zira birincisi hastalığın başı olan kapitalizmle toplumsal dayanışma ve bütünleşme sağlanmaz. İkincisi siyasi amaç için böyle bir proje hayata geçirildiği için ömrü kısa olur. Eğer gerçekten toplumsal dayanışma ve bütünleşmenin sağlanması isteniyorsa o zaman İslam akidesi temelinde yapılmalıdır. Bunun yolu da İslam akidesini hayatın her alanında uygulayacak olan Raşidi Hilafettir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Ercan Tekinbaş