Logo
Bu sayfayı yazdır
İzole Olmuş Amerika’yı Yenmek İçin Müslüman Ordularına Altın Bir Fırsat

بسم الله الرحمن الرحيم

İzole Olmuş Amerika’yı Yenmek İçin Müslüman Ordularına Altın Bir Fırsat

Trump'ın İran'a karşı savaşına yönelik şiddetli dahili ve uluslararası muhalefetin ortasında, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth 2 Mart 2026'da bir basın toplantısı düzenledi. Konuşması, İran ordusunun geniş çaplı müdahalesinden sadece 48 saat sonra Trump'ın karşı karşıya kaldığı krizin derinliğini ortaya koymuştur. Bu, İran ordusunun Müslüman ülkelerinin güçlü ordularından sadece biri olmasına, milliyetçi ve mezhepçi liderliğinin doğasından dolayı zayıflamış olmasına ve İran içindeki ve dışındaki halk desteğinin sınırlı olmasına rağmen böyledir. Peki Hilafet döneminde olduğu gibi tüm Müslüman orduları, ırkların ve mezheplerin farklılıklarına bakmaksızın Müslümanları birleştiren Raşid bir imamın liderliği altında seferber edilseydi, Trump'ın hali nice olurdu acaba?

Bu nedenle tırmanan siyasi fırtınaya yanıt olarak Hegseth, konuşmasına Trump'ın dayandığı aşırıcı beyaz evanjelik tabanı kışkırtarak başlamıştır. Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in düşmanlarına karşı zafer kazanacağına dair müjdelerine karşı çıkarak Haçlıların İslam'a karşı birikmiş kinlerini körüklemiştir. Zira şöyle demiştir: “İran gibi İslam Peygamberinin yanılgılarına inanan rejimlerin nükleer silahlara sahip olmasına izin veremeyiz.”

Allah onun habis dilini koparsın! Zira Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in müjdeleri vehimlerden ibaret değildir. Nitekim bu müjdeler, ister İran'ın fethinde, isterse Hegseth ve Herkül'ün dedesinin şehri olan Konstantiniyye'nin fethinde olsun yüzyıllar boyunca düşmanlarını yenmeleri için Müslüman ordularına ilham kaynağı olmuştur. Pakistan, Türkiye, Mısır, Bangladeş ve Endonezya'daki diğer Müslüman ordularının içindeki güç ve kuvvet ehli, ABD Savaş Bakanı'nın habis açıklamasına özellikle dikkat etmelidirler. Zira Haçlı Amerika, Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i samimi olarak sevenlerin, nükleer ya da konvansiyonel olsun güçlü askeri kapasitelere sahip olmalarını kabul etmiyor. Ey Müslüman orduların subayları! Trump'ın Müslüman ülkeleri için öngördüğü vizyonun, Haçlılar, Yahudiler ve Hindular için güçlü ordular ama Müslümanlar için ise zayıf ordular olduğunu görmüyor musunuz? Sizler Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sevgilisi değiller misiniz ki bu küstahlığa aldırış etmiyor ve kâfirlerin dişlerini kırmıyorsunuz?

Trump'ın destek tabanından geriye kalanları kışkırttıktan sonra Hegseth, Afganistan ve Irak'taki savaşlarında açgözlü yönetici sınıfın aptallıkları yüzünden ahlaki, askeri ve ekonomik olarak tükenmiş olan Amerikan kamuoyunu yatıştırmaya çalışmıştır. Zira şöyle demiştir: “Medya organlarına ve bağıran siyasi sola: savaşlar sonsuz değildir, artık yeter. Bu Irak değil, bitmeyen bir savaş değil. Ben her iki savaşta da oradaydım. Bizim nesil daha iyi bilir, bu başkan da öyle. Nitekim o, son 20 yıldaki milletler inşa savaşlarını ahmakça olarak nitelendirdi ve haklı da. Bu, önceki savaşların tam tersidir.”

Ancak Hegseth, ABD ordusunun önceki başarısızlıklarının nedenlerinin bugün de hala geçerli olduğunu ya unutmuş ya da unutmuş gibi görünüyor. Gelişmiş silahlara sahip olmasına rağmen, ancak bu maddi güç, askerlerinin korkaklığı nedeniyle heder olmaktadır. Amerikan askerleri psikolojik rahatsızlıkların acısını çekmekte olup onların çoğu, mütevazı silahlarla donanmış olan ama ya zafer ya da şehit olma arzusunu taşıyan az sayıdaki Müslümanlarla karşılaştıklarında intihar etmeyi tercih etmektedirler. Dahası son yirmi yılda ABD ordusu, Müslümanlara karşı kayda değer tek bir zafer elde edememiş, ve bunun yerine, siyasi hedeflerini Müslümanların başındaki yöneticilerin ihanetleri yoluyla gerçekleştirmek zorunda kalmıştır.

Sonra da Hegseth, Avrupa'nın büyük güçleri ve bölgesel güçlerin desteğini alamamış olmaktan duyduğu hayal kırıklığını gizleyemeyerek siyasi bir hata yapmıştır. Zira şöyle demiştir: “İsrail'in de net görevleri var ve bunun için minnettarız; başından beri söylediğimiz gibi; yetenekli ortaklar, iyi ortaklardır. Başından beri söylediğimiz gibi güç kullanımı konusunda ellerini ovuşturup endişeye kapılan, tereddüt eden ve mırın kırın eden pek çok geleneksel müttefikimizin aksine.”

Dolayısıyla bugünün Amerika'sı, artık Irak savaşında Batı ülkeleri koalisyonunu seferber eden Baba Bush'un Amerika'sı olmadığı gibi Irak ve Afganistan'da çöküp Amerika'yı terk eden kırılgan koalisyonları bir araya getiren Oğul Bush'un Amerika'sı da değildir. Aksine Trump'ın Amerika'sı; çökmeye mahkum, hasta ve içeriden ve dışarıdan kuşatılmış ve aynı zamanda diğer büyük güçlerin kurumlarından kibirli bir şekilde çekilen bir Amerika'dır! Öyleyse nasıl olur da Müslümanlar arasında hâlâ “Amerika'nın müttefiki olmasaydık, bu dünyada izole edilip kaybedenlerden olurduk” diyen bir subay olabilir ki? Allah Celle Celaluhu bizim için dünyayı geniş kılmışken, biz nasıl kendimiz için dünyayı daraltabiliriz? Nasıl, ey Allah'ın kulları, nasıl?!

Ey İslam ümmeti ve ordular: İran'ın yöneticilerini, ordularımızın yapması gerekeni yapmasını engellemek için bir gerekçe olarak kullanmayalım. Zira Müslümanların başındaki diğer yöneticiler gibi İran'ın yöneticileri de, rollerinin sona ermesine kadar Batı'ya sadık kalmışlardır. M. 3 Mart 1924, H. 28 Receb 1342'de Hilafet yıkılmasından bu yana durumun gerçekliği işte budur. Bugüne gelince; artık dini iktidara taşımanın, ümmet için Halife kılmanın ve ümmetin kalkanını geri getirmenin zamanı gelmiştir. Artık Raşid bir İmamın, İslam dünyasını istikrarsızlaştıran Amerikan askeri üslerine, özellikle de bölgedeki en büyük üssü olan Yahudi varlığına saldırmak için tüm Müslüman orduları seferber etmesinin zamanı gelmiştir. Artık orduların gerçek savaş akidesine, yani iman, tevekkül ve Allah yolunda cihad akidesine geri dönmelerinin zamanı da gelmiştir.

Ey Müslüman orduların subayları: Artık Haçlılar hoşlanmasa da Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in müjdelerini gerçekleştirmek için çalışan yeni nesil askeri liderlerin zamanı gelmiştir. Nitekim Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: ثُمَّ تَكُونُ مُلْكاً جَبْرِيَّةً فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ، ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا، ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِSonra zorba diktatörlük olacaktır. Böylece Allah’ın olmasını dilediği kadar olacak, sonra kaldırmayı dilediğinde onu da kaldıracaktır. Sonra (yeniden) Nübüvvet Minhacı üzere (Raşidi) Hilafet olacaktır.” Peki aranızdan Hilafeti kurmak için kim nusret verecek? Zira Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: لَتُقَاتِلُنَّ الْيَهُودَ فَلَتَقْتُلُنَّهُمْYahudilerle savaşacaksınız ve onları alabildiğine öldüreceksiniz.” Aranızdan, Mescid-i Aksa'yı kurtarmak amacıyla ümmetin ordularına komutanlık etmek üzere kim öne çıkacak? Şöyle rivayet edilmiştir: بَيْنَمَا نَحْنُ حَوْلَ رَسُولِ اللهِ صلى الله عليه وسلم  نَكْتُبُ، إِذْ سُئِلَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: أَيُّ الْمَدِينَتَيْنِ تُفْتَحُ أَوَّلًا: قُسْطَنْطِينِيَّةُ أَوْ رُومِيَّةُ؟ فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: «مَدِينَةُ هِرَقْلَ تُفْتَحُ أَوَّلًا، يَعْنِي قُسْطَنْطِينِيَّةَBiz Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yanında yazıyorken O’na şöyle soruldu: Bu iki şehirden hangisi önce fethedilecek: Kostantaniyye mi yoksa Roma mı? Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle cevap verdi: “Evvelâ Hirakl’in şehri, yani Kostantiniyye fethedilecektir.” Aranızdan Roma İslam'ın otoritesi altına girene kadar Avrupa'daki fetihlere kim liderlik edecek? Zira Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: إِنَّ اللَّهَ زَوَى لِي الْأَرْضَ، فَرَأَيْتُ مَشَارِقَهَا وَمَغَارِبَهَا، وَإِنَّ أُمَّتِي سَيَبْلُغُ مُلْكُهَا مَا زُوِيَ لِي مِنْهَا Gerçekten Allah bana yeri topladı da, onun doğusunu batısını gördüm. Hiç şüphe yok ki, ümmetim bana toplanan yerlerin mülküne ulaşacaktır.” Aranızdan ümmetin egemenliğini dünyanın dört bir yanına yayacak bir orduyu kim inşa edecek?

İşte Hizb-ut Tahrir sizin aranızda, sizin içinizde ve sizinle birliktedir; haydi o zaman bu mübarek ayda, yani Ramazan ayında, müminler için büyük zaferlerin, kafirler için ise büyük yenilgilerin yaşandığı bu ayda onun nusret talebine icabet edin.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Musab Umeyr – Pakistan

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.