حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Bangladeş Vilayeti
Medya Bürosu
| No: BG-BA-2026-MB-TR-08 |
H. 17 Zilka’de 1447 M. Pazartesi, 04 May 2026 |
Karşılıklı Ticaret Anlaşması (ART), Bangladeş’i Sömürgeci Amerika’ya Tabi Bir Devlete Dönüştürmeyi Hedeflemektedir ve Gerçek Siyasi İrade Bu Aşağılayıcı Anlaşmadan Kurtulmanın Sigortasıdır
Trump’ın tek taraflı gümrük tarifesi politikalarına bir yanıt olarak Amerika ile imzalanan Karşılıklı Ticaret Anlaşması (ART), sıradan bir ticaret anlaşması değildir, aksine eşi benzeri görülmemiş bir boyunduruk altına alma ve boyun eğdirme aracıdır. Bu anlaşmanın temel amacı; Amerika’nın Bangladeş’in sanayi, ticaret, tarım, siber güvenlik, iç güvenlik ve hatta silahlı kuvvetler gibi hayati sektörleri üzerindeki sömürgeci hegemonyasını perçinlemektir. Bu anlaşma aslında, 25 Kasım 2013’te devrik Hasina rejimi döneminde imzalanan kötü şöhretli Ticaret ve Yatırım İşbirliği Çerçeve Anlaşması’nın (TICFA) güncellenmiş bir versiyonudur. Bu çerçevede bu anlaşma; Askeri Bilgilerin Genel Güvenliği Anlaşması (GSOMIA) ve Karşılıklı Edinim ve Hizmet Anlaşması (ACSA) gibi egemenliği zedeleyen savunma anlaşmalarının hızla geçirilmesinin yolunu açacaktır. Eğer GSOMIA imzalanırsa, Bangladeş’teki askeri tesisler dış denetime açılacak; ACSA uygulanırsa da ülke fiilen ilan edilmemiş bir Amerikan askeri üssüne dönüşme riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Bu anlaşma, Amerikan silahlarına olan bağımlılığı artıracak ve Bangladeş’i uzun vadeli bir stratejik tuzağa sürükleyecektir. Gerçekte Amerika, Karşılıklı Ticaret Anlaşması kisvesi altında, Bangladeş’i başta Çin’in yükselişini kontrol altına almak ve İslam Ümmetinin Hilafet kurma özlemini akamete uğratmak olmak üzere kendi jeopolitik hırslarına hizmet edecek bir tabi devlete dönüştürmeye çalışmaktadır. Aklı başında hiç kimse böyle bir anlaşmayı kabul edemez. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:
كَيْفَ وَإِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ لَا يَرْقُبُوا فِيكُمْ إِلّاً وَلَا ذِمَّةً“Nasıl olabilir ki, size üstün gelselerdi ne bir yakınlık, ne de bir ahit gözetirlerdi.” [Tevbe 8]
Toplumun farklı kesimlerinden bilinçli Müslümanlar, Ümmetin maslahatına aykırı olan bu ticaret anlaşmasıyla ilgili derin endişelerini dile getirdikleri halde hem iktidar partisi hem de muhalefet partilerinin bu hayati mesele karşısında sessiz ve etkisiz kalmaları gerçekten dikkat çekicidir. Bu da insanlarda ciddi soru işaretleri uyandırmaktadır: Bu siyasi güçler iktidarda kalmak için halkın desteğine ve yetkisine mi yoksa Amerika’nın desteğine mi güvenmektedirler? Tarihten ibret almalıdırlar, zira tarih, Amerika’nın çıkarlarına hizmet eden rejimlerin bile daha sonra bizzat onun hedefi haline geldiğini kanıtlamıştır. İran’daki rejim, geçmişteki bazı kesişmelere rağmen Amerika’nın düşmanlığından kurtulamamıştır. Dijital altyapı gibi hayati sektörlerin, özellikle Starlink gibi dış merkezli platformların etkisi altına girmesi, üst düzey yetkililerin, askeri liderlerin ve bilim adamlarının hedef alınıp suikasta uğramasına yol açmıştır. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:
فَأَذَاقَهُمُ اللَّهُ الْخِزْيَ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَلَعَذَابُ الْآخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ“Böylece Allah onlara dünya hayatında zilleti tattırdı. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür; keşke bilselerdi!” [Zümer 26]
Sadece kararlı bir siyasi iradenin varlığı, bu bağımlılık (tabiyet) anlaşmasından çekilmek için yeterlidir. Gurbetçilerin yılda 30 milyar dolardan fazla döviz gönderdiği bir ülkede, 7.2 milyar dolarlık dış ticaret açığı nedeniyle ABD’nin tehditlerine ve zorbalığına boyun eğmesi mantıklı ve stratejik bir davranış değildir. Aksine, bu dik duruş uzun vadede Amerika’nın kendisine de zarar verecektir. Bangladeş, konfeksiyon sektörüne olan aşırı bağımlılığı azaltarak, göçmen işçilerin uygun şekilde eğitilmesini sağlayarak ve deri sektörü gibi yerli ham maddeye dayalı ihracat sanayilerini güçlendirerek kendi kendine yeten bir ekonomi inşa etmeye yönelmelidir. İhracatı çeşitlendirmek ve yerel üretim kapasitesini artırmak için somut adımlar atılmalıdır. Buna ek olarak, petrol ve gaz sektöründe Chevron ve Excelerate Energy gibi şirketlerin sömürücü hegemonyasına son verilerek enerji kaynaklarının kontrolü yeniden ele alınmalı ve bu hayati kaynaklar yerel idareye devredilmelidir. Hizb-ut Tahrir / Bangladeş Vilayeti’nin daha önce, nasıl “kendi kendine yeten bir ekonomi” inşa edileceğine dair sunduğu vizyon, bilinçli çevrelerde büyük takdir toplamıştır. Bu nedenle, samimi siyasi liderler halkın yanında net bir tavır almalı ve bu anlaşmayı iptal etmek için kararlı bir şekilde harekete geçmelidir.
Ey Bangladeş halkı! Sizi sömürgeciliğin pençesinden kurtaracak yegâne siyasi liderliğin Hizb-ut Tahrir olduğunu biliyorsunuz. Hizb-ut Tahrir, Hilafeti kurarak İslam Ümmetini sömürgeciliğin pençesinden kurtarmak için fikri ve siyasi mücadele yürüten tek güçtür. Bu nedenle, Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın vaat ettiği Raşidi Hilafet’i kurma çalışmasına ivme kazandırmak için onun samimi liderliğinin etrafında kenetlenmelisiniz. Yakında kurulacak olan Hilafet devleti, İslam ümmetini birleştirecek, ABD ve zalim kapitalist sistemle yüzleşerek Allah’ın izniyle İslam’a dayalı adil bir dünya düzeni kuracaktır.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ“Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Rasûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.” [Enfal 24]
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Bangladeş Vilayeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi H. M. Siddque Mansion 55/A Purana Patlan, 4th Floor / Dhaka 1000 / Bangladesh Telefon: +(880) 17 13 00 88 22 www.khilafat.org |
Fax: +(880) 29 55 88 54 E-Mail: info@khilafat.org |



