حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Mübarek Toprak (Filistin)
Medya Bürosu
| No: FL-BA-2026-MB-TR-03 |
H. 28 Şa'bân 1447 M. Pazartesi, 16 Şubat 2026 |
Filistin Yönetimi, Tıpkı Yahudiler Gibi Filistinli Çocukların Kanını Mubah Görüyor!
Filistin Yönetimi’ne bağlı güvenlik birimleri, dün 15 Şubat 2026 Pazar günü Allah’a ve Filistin halkına karşı sergilediği cüretkârlıkta yeni bir eşiği daha aşmıştır. Daha önce mücahitlerin, Yahudilerin aradığı kişilerin veya kendi ihanetine karşı çıkanların kanını mübah gören bu yönetim, bugün artık masumları ve çocukları da hedef alma noktasına ulaşmıştır.
Samer Samara’nın, içinde eşi ve çocuklarının bulunduğu aracına ateş açılması sonucu 16 yaşındaki oğlu Ali ve henüz 3 yaşındaki kızı Ronza’nın şehit edilmesiyle sonuçlanan bu cinayet, hiçbir insani değerle bağdaşmayan bir vahşettir. Filistin Yönetimi ve organlarının gözünü kırpmadan işlediği ama canavarların bile kaçınacağı bu cinayet, Filistin’de çocukları ve kadınları katleden Yahudi varlığının cinayetleriyle yarışan bir suçtur.
Filistin Yönetimi, yetkilerini “A Bölgesi”nden bile silen işgalci karşısında zillet ve boyun eğmişlik sergilerken; Yahudilerin toprakları gasp etmesine, evleri yıkmasına ve Filistin halkını tehcir etmesine seyirci kalmaktadır. Hatta bununla da yetinmeyip işgalcinin suçlarına ortak olmakta; insanların rızıklarına göz dikerek onları darlıkla terbiye etmeye çalışmaktadır. Diğer yandan “şer’î” yaftalı kadılarıyla da Batılı (Epsteinvari) yasaları yürürlüğe koymaktadır.
Bu son cinayet, Filistin Yönetimi’nin halkına karşı işlediği suçlarda artık sınır tanımayacağını göstermiştir. Bu yapı, mübarek toprakları parça parça terk ettikten, Yahudi Varlığı ile güvenlik koordinasyonu (ihaneti) yürüttükten, kadına ve aileye dair yasalarıyla dinin haramlarını çiğnedikten ve müfredattan İslam’a dair ne varsa sildikten sonra; şimdi de çocukların kanını akıtarak Yahudilerin bölgedeki “yıkıcı eli” olmaya hazır olduğunu kanıtlamıştır. Filistin Yönetimi ve emniyet birimleri, müminlere karşı besledikleri kinle artık halkına tıpkı Yahudiler gibi düşman kesilmiştir.
Yahudilerin Filistin halkına karşı işlediği suçlar yetmiyormuş gibi, şimdi de bu yönetimin paralı askerleri ve elebaşlarının işlediği suçlar eklenmiştir. Halkın boğazını sıkan Filistin Yönetimi, onları yok oluş ya da göç arasında tercihe zorlamaktadır!
Bizler daha önce yönetimin, halkın malını ve canını mubah sayan bozgunculara ortak olduğunu, Yahudi’ye zarar veren herkesin peşine düşerken bozgunculara dokunmadığını söylüyorduk. Ancak bugün durum bu sınırı da aşmıştır; yönetim bizzat kendisi gün ortasında, arsızca ve “soruşturma açıldı” yalanlarının arkasına saklanarak yol kesicilik yapmaya başlamıştır. Bu, Allah’ın sınırlarını ve haramlarını çiğnemeyi adet edinmiş, Yahudiler tarafından aşağılandıkça hırsını Allah’ın kullarından çıkaran bir yapının gerçek suretidir. Sanki Amerika ve Yahudi varlığına; “Ne tür cürüm işlersek işleyelim bizi koltuğumuzda tutun ki Yahudilerin cinayet şebekesinin aleni bir parçası olmaya devam edelim” demektedirler.
Filistin halkının üzerindeki bela her geçen gün ağırlaşmakta, kuşatma ve çember her geçen gün daralmaktadır. Ramazan ayına girmeye hazırlanırken ve sabır ayında sabra sarılırken şöyle dua etmektedirler:
اسْتَعِينُوا بِاللهِ وَاصْبِرُوا إِنَّ الْأَرْضَ لِلَّهِ يُورِثُهَا مَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّقِينَ“Allah’tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonuç sakınanlarındır.” [Araf 128]
Ancak bu sabır, kardeşlerinin düşman tarafından en ağır işkencelere maruz kaldığını ve yakınları tarafından düşmanca katledildiğini gören diğer Müslümanların üzerindeki vebali kaldırmaz! Bu sabır, Ramazan ayının gazveler, zaferler ve fetihler ayı olduğunu bilen bir Ümmetin boynundaki sorumluluğu gidermez.
Ramazan; düşmana karşı savaş meydanlarında sabretme ayıdır; yoksa kardeşlerinin katledilmesine, kuşatılmasına ve dehşete düşürülmesine karşı sessiz kalma ayı değildir! Filistin halkı mübarek aya yaralarını sararak, başlarında acılarıyla girerken; kardeşlerinden hala bir cihat nidası duymayacak mı? Bir fetih müjdesi ve kendilerine yapılan bu zulmün hesabını soracak bir nusret ordusu görmeyecek mi? Yahudilerin çiğnediği hürmetlerin intikamını alacak veya Otorite ve onun mücrim birimlerinin döktüğü kanların kısasını soracak bir kimseyi görmeyecekler mi?!
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Mübarek Toprak (Filistin) Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: 0598819100 www.pal-tahrir.info |
E-Mail: info@pal-tahrir.info |



