Salı, 05 Şevval 1447 | 2026/03/24
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi

No: HT–BA–2026–MB–TR–11 H. 5 Şevvâl 1447
M. Pazartesi, 23 Mart 2026

Trump ve Yahudiler, İslam Ümmeti’ne Darbe Vurmak İçin Sömürgeci İhtiraslarına Akidevî Hayallerini de Ekliyorlar

Yahudi varlığı başbakanı Netanyahu, 14 Mart 2026 Cumartesi akşamı düzenlediği basın toplantısında insanlığın uzun bir tarihsel yolculuk içinde olduğunu ve bu yolculuğun sonunda ilahi bir krallığın kurulacağına inandığını söyledi. Netanyahu “Sonunda o krallığa ulaşacağımıza ve Mesih’in dönüşüne tanıklık edeceğimize inanıyorum. Ama bu önümüzdeki perşembe günü olmayacak. Geleceğimizi bu muazzam ruhsal hem de fiziksel gücün birleşimi sayesinde garanti altına alabiliriz.” dedi. Netanyahu ayrıca, devam eden çatışmayı “Ortadoğu’nun çehresini yeniden çizecek olan bir Kıyamet Savaşı (Armageddon)” olarak nitelendirdi. Bundan kısa süre önce ise Amerikan Başkanı Trump’ın, Beyaz Saray’da etrafına rahipleri topladığı, rahiplerin ellerini Trump’ın omuzlarına koyarak İran’a karşı yürüttüğü savaşta zafer kazanması için kendisine dua edip kutsadıkları görüntüler basına yansımıştı. Öte yandan Kongre’deki yaklaşık 30 Demokrat vekil; ABD ve Yahudi varlığının İran’a karşı yürüttüğü bu savaşın kendilerine “Mesih’in dönüşünü hızlandırmayı amaçlayan Tevrat kaynaklı bir kehanet” olarak sunulduğunu söyleyen Amerikan askerlerinin yüzlerce şikâyeti hakkında iç soruşturma açılmasını talep etmişlerdir.

Akidevi/dini seferberlik meselesi Trump yönetimi ve Netanyahu hükümeti nezdinde belirgin bir fenomen haline gelmiştir. Bu olgu, geçici bir durum değildir, aksine onların sahip olduğu imanı ifşa eden bir olgudur. Her ne kadar bu mesele ve olgu gerçekte sapkınlık ve kuruntudan ibaret olsa da, onlar için ciddi birer akide ve kanaat niteliği taşımaktadır.

Birkaç hafta önce de ABD’nin Yahudi varlığı nezdindeki büyükelçisi Mike Huckabee, Yahudilerin tüm Orta Doğu’ya hâkim olmasında bir sakınca görmediğini söylemiş ve Filistin’in Tanrı tarafından seçilmiş bir halka verilmiş toprak olduğunu iddia etmiştir. Ondan önce de Amerika Dışişleri Bakanı alnına çizilmiş bir haçla kameraların karşısına geçmiş, Savaş Bakanı ise vücudundaki haç dövmelerini ve “Kâfir” (Infidel) gibi aşırılık ve radikallik içeren ifadeleri içeren fotoğraflarını paylaşmıştır...

Artık bu kimseler, Müslümanlara ve onların beldelerine yönelik saldırı ve savaşlarında, sömürgeci emellerine dini inançlarını ve akidevi hayallerini de eklemektedirler. Bu şekilde kendilerine destek ve yardımcı olmaları için etraflarına yandaşlarını ve bağnazları toplamaktadırlar. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

وَكَذَلِكَ زُيِّنَ لِفِرْعَوْنَ سُوءُ عَمَلِهِ وَصُدَّ عَنِ السَّبِيلِ وَمَا كَيْدُ فِرْعَوْنَ إِلَّا فِي تَبَابٍ“İşte Firavun’a, kötü işi böyle süslü gösterildi ve (doğru) yoldan saptırıldı. Firavun’un tuzağı ancak hüsranla sonuçlanmaya mahkûmdur.” [Mümin 37] Yıllardır dillerinden düşürmedikleri demokrasi, özgürlük, modernizm ve insan hakları gibi sahte sloganları artık ifşa olmuş; bu sloganlar tanklarının paletleri altında ezilmiş ve yıktıkları evlerin enkazı, attıkları tonlarca bombanın dumanı arasına gömülmüştür.

Bu tablo, İslam ümmetine, özellikle de ordularına, meseleyi ciddiyetle ele almalarını zorunlu kılmaktadır. Şayet dinlerine, ümmetlerine ve beldelerine sahip çıkmak için bir an önce harekete geçmezlerse, sömürgeci ihtiraslarını ve sahte akidevi hayallerini gerçekleştirmek isteyen bu mücrimler tarafından köleleştirilmeye maruz kalacaklar, beldeleri işgal edilip mukaddesatları kirletilecektir. Ki artık bunu gizleme gereği bile duymamaktadırlar. Ancak muhlisler kesin bir irade ortaya koyarlarsa, bu mücrimlerin işini bitirmek çok kolaydır. Nitekim Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

ذَلِكُمْ وَأَنَّ اللّهَ مُوهِنُ كَيْدِ الْكَافِرِينَ“İşte durum budur; şüphesiz Allah, kâfirlerin tuzağını zayıflatandır.” [Enfal 18] Ve Allah’ın vaadi haktır, O vaadinden asla dönmez.

فَإِذَا جَاء وَعْدُ الآخِرَةِ لِيَسُوؤُواْ وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُواْ الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُواْ مَا عَلَوْاْ تَتْبِيراً“İki vaatten ikincisinin vakti gelince, yüzünüzü üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları, önceden Mescid’e girdikleri gibi girmeleri, ele geçirdikleri yerleri harap etmeleri için onları tekrar göndereceğiz.” [İsra 7]

O halde ey muhlis askerler! Artık kararınızı verin ve bir Raşit Halifeye biat etmek için acele edin. Raşit Halife, bu hayalperestlerin planlarına bir son verecek; onları kendi yurtlarına geri gönderecektir tabii ortada bir yurtları kalırsa! Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

إِنَّ الْأَرْضَ لِلَّهِ يُورِثُهَا مَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّقِينَ“Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonuç sakınanlarındır.” [Araf 128]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan
Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43
www.hizbuttahrir.today
E-Mail: media [@] hizbuttahrir.today

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER