Pazartesi, 17 Zilkâde 1447 | 2026/05/04
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Amerika
Medya Bürosu

No: ABD-BA-2026-MB-TR-05 H. 11 Zilka’de 1447
M. Salı, 28 Nisan 2026

Dava Adamları Esaret ile Zindan Arasında

Batı uygarlığının ifade, inanç, görüş ve düşünce özgürlüğü sloganlarıyla örttüğü o meşhur incir yaprağı düşmüş ve tüm ayıpları ortaya çıkmıştır. Batılı devletler ve onların izinden giden ülkeler, liberal Batı uygarlığının fikirlerine aykırı görüş ve düşünce taşıyan herkesi baskı altına almaya başlamışlardır. Onları zindanlara ve parmaklıklar ardına atmışlar; birçok insanı, üzerinde iki kişinin bile ihtilaf etmeyeceği hukuki ve insani haklarından mahrum bırakmışlardır. İzin verilen özgürlüğün, Batı uygarlığı sahiplerinin ve ona meftun olanların iddia ettiği gibi fikir ve inanç özgürlüğü olmadığı; Epstein ve takipçilerinin sapkınlıklarını icra etme özgürlüğü olduğu artık gün gibi ortadadır.

2025 yılının başından bu yana Amerika, politikalarına muhalif olan Müslüman ve gayrimüslimlere, özellikle Filistin’deki soykırıma karşı ses çıkaranlara veya Yahudi varlığına verilen desteğe meydan okuyanlara yönelik baskılarını artırmıştır. Amerika; terörle mücadele, antisemitizm veya ulusal güvenlik gibi asılsız bahanelerle, Filistin halkı başta olmak üzere birçok İslam ülkesinden gelen insanların Amerika’daki akrabalarını ziyaret etmelerini engellemiştir. Batılı sisteme siyasi bağlılığı; ülkeye giriş, ikamet ve hatta vatandaşlık için bir ön şart haline getirmiştir. Amerika bir yandan Yahudi varlığının Mübarek Toprak Filistin’de katliam yapması için yeşil ışık yakarken, diğer yandan Filistin’in meşru sahiplerini insani hizmetlerin dahi bulunmadığı Somaliland gibi bölgelere sürmesi ve topraklarını boşaltması için Yahudi varlığının dizginlerini tamamen serbest bırakmaktadır.

Buna ek olarak; aralarında mukaddes Kudüs’ün imam ve hatibi olan yüce Şeyh İsam Amira (Ebu Abdullah)’nın da bulunduğu on binden fazla Müslüman, Yahudi zindanlarında esir tutulmaktadır. Şeyh İsam Amira, Gazze’deki etnik temizlik operasyonunun başlangıcından bu yana, iki yılı aşkın bir süredir hala işgal zindanlarında parmaklıklar arkasındadır. Onun tek suçu; Mescid-i Aksa’nın mihrabından İslam ümmetine ve ordularına, Gazze ve tüm Filistin’deki kardeşlerine yardım etmeleri ve onları kurtarmaları için bir imdat çığlığı atmış olmasıdır. Amerika ve beslemesi Yahudi varlığının işlediği organize devlet suçlarına karşı sokaklarda, yürüyüşlerde, camilerde veya sosyal medyada ses çıkaran herkes; aşırıcılık, kışkırtma veya güvenlik tehdidi olarak yaftalanarak tutuklanmakta veya tasfiye edilmektedir.

Amerika’da ise soykırım suçlarını protesto eden öğrenciler kovuşturmaya uğramış, eğitim hakları ellerinden alınmış ve bazıları sınır dışı edilmiştir. Ayrıca, Yahudi varlığı başta olmak üzere yeryüzündeki tüm zorbaları destekleyen politikalarında hükümete karşı çıkanların ikametgâhlarının iptal edilmesine ve vatandaşlıklarının geri alınması tehdidinde bulunulmasına yönelik yasalar çıkarılmıştır.

Şu bir gerçektir ki, özgürlük fikri üzerine kurulu olduğunu iddia eden Batı uygarlığı, bu özgürlüğü ilk çiğneyen ve onu ortadan kaldıran ilk taraf olmuştur. Artık ayıplarını örtecek hiçbir şey kalmamıştır. Tarihsel ve güncel bir gerçeklik olarak şurası da muhakkaktır ki; İslam uygarlığı tek insani uygarlık alternatifidir. Bu uygarlık, insanı kâinatın, İnsanın ve hayatın Yaratıcısının bir mahluku olarak görmekte ve ona hak ettiği değeri vermektedir. İslam; insanın kanını, malını ve onuru haram kılmıştır, hiçbir gücün bunları ihlal etmesi caiz değildir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

مِنْ أَجْلِ ذَلِكَ كَتَبْنَا عَلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنَّهُ مَنْ قَتَلَ نَفْساً بِغَيْرِ نَفْسٍ أَوْ فَسَادٍ فِي الْأَرْضِ فَكَأَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَمِيعاً وَمَنْ أَحْيَاهَا فَكَأَنَّمَا أَحْيَا النَّاسَ جَمِيعاً“İşte bundan dolayı İsrailoğullarına şöyle yazdık: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.” [Maide 32]

Bu nedenle; tüm dünyada İslam uygarlığı alternatifine çağrıda bulunmak, zalim Batı uygarlığı sahiplerinin tüm insanlığa reva gördüğü zulme rıza göstermeyen ihlaslı davet adamlarının asli işidir. İnsanlığı laikliğin zifiri karanlığından kurtarmak ve kapitalistleri İslam’ın adaletine zorlamak için bu nuru tüm dünyaya taşıması Amerika ve genel olarak Batı’daki Müslümanların en önemli görevidir. Ebu Zer el-Gıfârî’in Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’den, O’nun da Rabbi Azze ve Celle’den rivayet ettiği bir hadis-i kudside şöyle buyurulmaktadır:

يَا عِبَادِي إِنِّي حَرَّمْتُ الظُّلْمَ عَلَى نَفْسِي وَجَعَلْتُهُ بَيْنَكُمْ مُحَرَّمًا فَلَا تَظَالَمُوا“Ey kullarım! Ben zulmü kendi nefsime haram kıldı. Onu sizin aranızda da haram kıldı. Birbirinize zulmetmeyin.” [Müslim]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Amerika
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: 
Bu kategoriden diğerleri: « Trump’ın İmparatorluk Hezeyanları

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER