Perşembe, 17 Muharrem 1448 | 2026/07/02
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Amerika
Medya Bürosu

No: ABD-BA-2026-MB-TR-07 H. 13 Muharrem 1448
M. Pazar, 28 Haziran 2026

Müslüman Bir Kadın Adayın New York’taki Ön Seçimleri Kazanması ve Bunun Siyasi Anlamları Üzerine Bir Değerlendirme

Yamanyoon sitesi, “Filistin kökenli Müslüman bir kadın, New York Eyalet Senatosu için Demokrat Parti’nin adaylığını kazandı” başlığı altında şu haberi yayımladı: “Filistin asıllı Amerikalı Abeer Qawas, Queens’teki 12. bölgeden New York Eyalet Senatosu koltuğu için Demokrat Parti’nin ön seçimlerini kazanarak, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Arap ve Filistin toplumu mensupları için yeni bir siyasi başarıya imza attı. New York şehrindeki toplumsal faaliyetleriyle tanınan Qawas, bu galibiyetle önümüzdeki Kasım ayında yapılacak genel seçimlerin eşiğine gelmiş oldu.”

Bu haber ve söz konusu olay; ancak Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem ’in at izinin it izine karıştığı ve ölçülerin tersyüz olduğu o aldatıcı yıllar hakkında söyledikleriyle açıklanabilecek pek çok çelişkiyi barındırmaktadır. Meseleyi doğru bir zemine oturtmak ve Amerika’daki Müslümanların zihninde bu konuda oluşan bulanıklığı gidermek adına şu hususları vurguluyoruz:

Birincisi: Haber “Müslüman” ifadesiyle başladığına göre; söz konusu adayın, Allah’a ve ahiret gününe iman ettiğini anlıyoruz. Bu imanın gerekliliklerinden biri de tebliğdir; yani İslam’ın mesajını tüm insanlara ulaştırmaktır. Çünkü Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın Nebisi Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e hitabı aynı zamanda onun ümmetine de bir hitaptır:

وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا كَافَّةً لِلنَّاسِ بَشِيراً وَنَذِيراً وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ “Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.” [Sebe 28] Dolayısıyla Müslümanlar, insanlığı beşerî sistemlerin ve kanunların karanlığından ve zulmünden İslam’ın aydınlığına ve adaletine çıkarmak için onurlu bir Risâlet’in taşıyıcıları ve yüce İslam’ın davetçileridirler. Çünkü Allah’ın cennetteki nimetlerine nail olmanın ve cehennem azabından kurtulmanın yolu budur. İşte bir Müslümanın bu hayattaki görevi budur. Özellikle de İslam dışı bir çevrede yaşayan Batı’daki Müslümanların görevi budur. Müslümanın görevi, kâfirlerin yaşam tarzına dâhil olmak ve onların beşerî düzenlerin ve haksız kanunların acısını çektiği hayat tarzını benimsemek değildir. Gayrimüslimlerin arasında yaşayan Müslümanlar, bu topraklarda iyi bir şekilde ikamet etmenin, oranın halkına sahip oldukları en iyi şeyi, yani yüce İslam’ı sunmayı gerektirdiğini bilmelidirler. Müslüman bu şekilde toplumda pozitif bir rol oynar; bazılarının sandığı gibi içine kapanık veya pasif biri olmaz. Müslüman, onların dinlerini, yaşam tarzlarını, insan yapımı kanunlarını ve güçlü kapitalist çevrelerin çıkarlarını koruyan anayasalarını ve kanunlarını asla onaylayamaz.

İkincisi: Haberde kazanan kişinin Filistinli bir Müslüman olduğu belirtiliyor ki bu, garip bir çelişkidir. Çünkü dünya âlem, Filistinli Müslümanları Filistin’den göçe ve Amerika’da yaşamaya iten şeyin, başta Amerika ve İngiltere olmak üzere Batı’nın onlara karşı kurduğu komplolar ve o mübarek toprakla hiçbir bağı ve hakkı olmayan bir topluluğun oraya yerleştirilmesi olduğunu bilir. Amerika’nın Filistin meselesindeki tutumu, onun hem kendi topraklarında hem de Mübarek Toprak Filistin ve İslam dünyası dahi olmak üzere dünyanın dört bir yanında sömürgecilik üzerine kurulu bir devlet olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. Buna ek olarak Gazze’deki Müslümanların kanı henüz kurumamışken ve Amerika, o tertemiz topraklardaki masum halkımızı katleden her türlü öldürücü silahı Yahudi varlığına sağlamaya devam ederken; bir Müslümanın, sömürgecinin anayasasını, yasalarını ve sömürgeci politikalarını benimseyerek kendi topraklarının sömürülmesine ortak olması nasıl kabul edilebilir?!

Üçüncüsü: Bir Müslümanın herhangi bir hükümet makamına gelmesini kutlamak ve bunu haberde geçtiği üzere “Amerika’daki Arap ve Filistin toplumunun yeni bir siyasi başarısı” olarak görmek batıl bir yaklaşımdır. Sömürgeci siyasi sistemlere katılmak bir siyasi başarı değil; aksine, dost edinmekle emrolunmadığımız kimselere tabi olmak ve onlara sadakat (vela) göstermektir. Habeşistan’a hicret eden değerli Sahabelerin davranışlarında bizim için güzel bir örnek vardır. Onlar, Kureyş kâfirlerinin zulmünden kaçıp hiç kimseye zulmetmeyen bir kralın ülkesine, Habeşistan’a sığındıklarında, krala veya onun rahiplerine sadakat göstermediler. Aksine, Cafer bin Ebi Talib RadıyAllahu Anh’ın onlarla yaptığı tartışma, Sahabelerin mesaj taşıyıcıları olduklarının ve Allah yolunda hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadıklarının en büyük kanıtıdır. Kendilerini koruyan kralın huzurunda olmalarına rağmen, kralın inancına aykırı olsa bile İsa Aleyhisselam hakkında hak sözü söylemekten asla geri durmamışlardır.

Dördüncüsü: Bu beldelerdeki her Müslüman özellikle de aktivistler, âlimler ve kanaat önderleri, Yüce İslam’ın tebliğ edilmesi görevi gereğince, İslam Risâlet’ini bir uygarlık alternatifi olarak taşımalıdır. Nitekim Allah Subhânehu ve Teala şöyle buyurmuştur:

ادْعُ إِلَى سَبِيلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُم بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِ وَهُوَ أَعْلَمُ بِالْمُهْتَدِينَ “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel, en inandırıcı yöntemlerle tartış. Şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan sapanları da, doğru yolu tutanları da en iyi bilendir.” [Nahl 125] Habeşistan’da ikamet eden sahabeleri örnek almalıdır. Ancak unutulmamalıdır ki; yanında kimseye zulmedilmeyen o adil Habeş Kralı ile hiçbir İslam ülkesini sömürüsünden mahrum bırakmayan kapitalist sömürgeci Amerikan yöneticileri arasında dağlar kadar fark vardır. Bir Müslümanın insanları çağıracağı en hayırlı şey; yüce İslam’a iman etmeleri ve onun hükümlerini kapsamlı bir yaşam biçimi olarak uygulamalarıdır. Bu ise Allah’ın indirdiğiyle hükmeden siyasi bir varlıkla mümkündür. Zira insanlar arasında ırkçılık ve sınıf farkı gözetmeksizin gerçek adaleti ve eşitliği sağlayacak tek nizam İslam’ın yönetim nizamıdır.

 

 

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Amerika
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: 

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER