حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi
| No: HT–BA–2026–MB–TR–36 |
H. 8 Safer 1448 M. Çarşamba, 22 Temmuz 2026 |
Ey Müslüman Orduları! Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in İsra Yurdunun Yardımına Siz Koşmayacaksanız, Peki Kim Koşacak?
Sözde Mabed Örgütleri ile aşırılık yanlısı yerleşimci gruplar, tek bir günde beş binlik baskın bariyerini aşma gayretiyle 23 Temmuz 2026 Perşembe günü Mescid-i Aksâ’ya geniş çaplı bir baskın düzenlemeye hazırlanıyor. Hazırlıklar yalnızca baskınlara katılacak kişi sayısını artırmakla sınırlı değildir. Aynı zamanda Mescid-i Aksâ avlusunda toplu Talmud ayinlerinin yoğunlaştırılması, toplu ibadetlerin yapılması, secde edilmesi ve dinî tomarların içeri sokularak alenen okunması da planlanıyor.
Selahaddin Eyyubi’nin unutulmayan meziyetlerinden biri de, Kudüs’ün fethinden önce arkadaşlarının kendisine neden az güldüğünü ve nadiren tebessüm ettiğini sormaları üzerine verdiği şu cevaptır: “Kudüs işgal altındayken ben nasıl gülebilirim ki! Vallahi oradaki kardeşlerim azap çekip katledilirken Allah’tan utanırım gülmeye.” O, Mescid-i Aksâ’yı kurtarmak için hazırlık yapıyor, bütün gayretiyle fethe doğru yürüyordu. Peki, günün sadece bir saatinde bile Kudüs’ü ve tüm Mübarek Toprak Filistin’i kurtarmaya gücü yeten bu ümmetin ordularına ne oluyor da kılını bile kıpırdatmıyor?!
Mesele son derece vahimdir. Gücü yettiği hâlde sorumluluğunu yerine getirmeyen herkes büyük bir vebal altındadır. Mübarek Toprak Filistin işgal edildiği günden bu yana Yahudi devleti, halkını yurtlarından çıkarmaya ve kutsal mekânlarını kirletmeye çalışmaktadır. Ümmet ve Filistin’e karşı kendisiyle işbirliği yapmaktan ve komplo kurmaktan başka bir şey yapmayan yöneticileri zerre kadar umursamamaktadır. Batılı devletler ise ona her türlü desteği sunmaktan bir an bile geri durmamışlardır. Eğer ümmetin orduları, Mescid-i Aksa ve Sevgili Peygamberleri Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in İsra mekanına yardım için harekete geçmeyecekse, peki kim geçecek?
Yaklaşan kurtuluş savaşına katılacak olanların elde edeceği şeref, son derece büyük bir şereftir. Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın çetin güç sahibi kulları olarak nitelendirmesi onlara şeref olarak yeter. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:
فَإِذَا جَاء وَعْدُ أُولاهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَاداً لَّنَا أُوْلِي بَأْسٍ شَدِيدٍ فَجَاسُواْ خِلاَلَ الدِّيَارِ وَكَانَ وَعْداً مَّفْعُولاً“Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Bu, herhâlde yerine gelmesi gereken bir vaat idi.” [İsra 5]
فَإِذَا جَاء وَعْدُ الآخِرَةِ لِيَسُوؤُواْ وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُواْ الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُواْ مَا عَلَوْاْ تَتْبِيراً“İki vaatten ikincisinin vakti gelince, yüzünüzü üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları, önceden Mescid’e girdikleri gibi girmeleri, ele geçirdikleri yerleri harap etmeleri için onları tekrar göndereceğiz.” [İsra 7]
Dolayısıyla, her bir askerin ve subayın kollarını sıvayıp Müslümanların ilk kıblesi ve üçüncü haremi olan Mescid-i Aksa’ya yardım için derhal yola koyulması boynunun borcudur. Bunu yapmayanın akıbeti ise ancak pişmanlık ve hüsrandır. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:
إِلَّا تَنْفِرُوا يُعَذِّبْكُمْ عَذَاباً أَلِيماً وَيَسْتَبْدِلْ قَوْماً غَيْرَكُمْ وَلَا تَضُرُّوهُ شَيْئاً وَاللهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ“Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.” [Tevbe 39]
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Merkezî Medya Ofisi |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43 www.hizbuttahrir.today |
E-Mail: media [@] hizbuttahrir.today |



