Salı, 21 Ramazan 1447 | 2026/03/10
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Bangladeş Vilayeti
Medya Bürosu

No: BG-BA-2026-MB-TR-05 H. 16 Ramazan 1447
M. Perşembe, 05 Mart 2026

Bangladeş Halkı, Amerika’nın Ticaret Anlaşmaları Maskesi Altında Yürütülen Sömürgeci Projesine Karşı Tek Yumruk Olmalıdır!

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Paul Kapoor’un Salı akşamı Dakka’ya gelişi, Bangladeş’in stratejik geleceği hakkında ciddi endişelere yol açtı. Ulusal parlamento seçimlerinden bir aydan kısa bir süre sonra gerçekleşen bu üst düzey ziyaret; GSOMIA - Askeri Bilgilerin Genel Güvenliği Anlaşması ve ACSA - Karşılıklı Teslim Alma ve Hizmet Anlaşması gibi tartışmalı iki savunma anlaşmasının imzalanmasını hızlandırmak için yürütülen yoğun Amerikan baskısının zirvesini oluşturmaktadır. Bu ziyareti sadece ekonomik veya ticari bir perspektifle sunmak, tam bir münafıklık ya da safdilliktir.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Başbakan Tarique Rahman’a gönderdiği son mesajda, “rutin savunma anlaşmaları” olarak adlandırılan bu anlaşmalar konusunda “kararlı adımlar” atılmasını talep etmesi, gerçekte Bangladeş’in egemenliği için ciddi bir tehdit oluşturan bu anlaşmaların mahiyetini gizlemektedir. Zira Genel Askeri Bilgi Paylaşımı Anlaşması askeri tesislerimizi yabancıların denetimine tabi tutacak; Karşılıklı Satın Alma ve Hizmet Anlaşması ise Amerikan silahlarına bağımlılık yoluyla stratejik bir kölelik yaratarak topraklarımızı ilan edilmemiş bir Amerikan garnizonuna dönüştürecektir.

Kapoor’un bu ziyareti açıkça yeni hükümeti bu anlaşmaları tartışmasız bir şekilde derhal imzalamaya zorlamayı amaçlamaktadır. Bu askeri baskı, seçimlerden günler önce, 9 Şubat’ta gizlice imzalanan felaket niteliğindeki bir ticaret anlaşmasının ardından gelmektedir. Bu anlaşma ile Bangladeş’in; ABD çıkarlarını zayıflatabilecek dijital ticaret anlaşmaları imzalaması yasaklanmış, Washington’a Çin veya Rusya gibi ülkelerle yapılan anlaşmaları tek taraflı iptal etme yetkisi verilmiş ve 15 milyar dolarlık Amerikan LNG’si ve Boeing uçaklarını alma zorunluluğu getirilmiştir. Bu durum Bangladeş’in döviz rezervleri Amerikan şirketlerinin çıkarlarına rehin bırakılması, aynı zamanda gizlilik anlaşmaları yoluyla halkın bu gelişmelerden habersiz kalması anlamına gelmektedir.

Kapoor’un ziyaretinin zamanlaması ve programı özel bir önem taşımaktadır. Yeni Delhi’deki durağının ardından Dakka’ya ulaşması, Washington’un Bangladeş ile Hindistan arasındaki ilişkileri, Hint-Pasifik bölgesindeki Amerikan jeopolitik çıkarlarına hizmet edecek şekilde yeniden dizayn etme niyetini gözler önüne sermektedir. Bangladeş, bir kez daha Amerika, Hindistan ve Çin arasındaki güç savaşlarının ortasında kalma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Hasina döneminde Amerika ve Hindistan’ın çıkarlarına hizmet etmenin bedeli, egemenliğimizin ağır bir şekilde zedelenmesi olmuştur; yeni hükümet bu tarihi hatayı tekrarlamamalıdır.

Yeni hükümet, tarafı olmadığımız büyük güç çatışmalarında günah keçisi olmayı reddetmelidir. Kapoor’un gündemindeki terörle mücadele başlığı altında, güvenlik iş birliğinin yabancı direktiflerle İslami şahsiyetlere ve ulemaya yönelik bir baskı aracına dönüşmesine izin verilmemelidir. Eski Başbakan Hasina’yı Bangladeş’in gördüğü en kötü zalimlerden birine dönüştüren o feci yola sapılmamalıdır. Bu politikalar eski Başbakan Hasina’yı Bangladeş tarihinin en sert zalimlerinden biri hâline getirmiştir. Yöneticilerimiz siyasi varlıklarını sürdürmenin Washington’un onayına bağlı olduğu şeklindeki yanlış düşünceden vazgeçmelidir. Amerika’nın himayesi geçici ve güvenilmezdir.

Nitekim İran ile yaşanan kriz sırasında üst düzey bir Suudi yetkilinin açıklamaları da bunu ortaya koymuştur. Washington, Yahudi varlığını korumak için kalıcı Amerikan üslerine ev sahipliği yapan Körfez müttefiklerini bile yüzüstü bırakabilmektedir. Tarih; Saddam Hüseyin, Hüsnü Mübarek ve Hasina gibi isimlerin, Amerika’nın çıkarlarına hizmetleri bittiğinde birer “kâğıt mendil” gibi çöpe atıldığının şahididir. Bugün İran liderliği bile yıllarca Amerikan stratejik hedefleriyle uyumlu hareket etmesine rağmen kendini büyük bir krizin içinde bulmuştur. Bu nedenle hükümet Batı hegemonyasının bir aracı olmayı reddetmelidir. Çünkü bu hegemonya bize kaçışın mümkün olmadığı fikrini kabul ettirmeye çalışmaktadır. Gerçek egemenlik; Washington’un gazabından veya yabancı büyükelçiliklerin onayından değil, Allah Subhânehu ve Teâlâ’dan korkan ve halkın güvenine dayanan liderlerle mümkündür. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

وَعَدَ اللهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ“Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına dair vaatte bulunmuştur.” [Nur 55]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Bangladeş Vilayeti
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
H. M. Siddque Mansion 55/A Purana Patlan, 4th Floor / Dhaka 1000 / Bangladesh
Telefon: +(880) 17 13 00 88 22
www.khilafat.org
Fax: +(880) 29 55 88 54
E-Mail: info@khilafat.org

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER