حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi Kadın Kolları
| No: HT-BA-2026-MO-TR-13 |
H. 20 Zilka’de 1447 M. Perşembe, 07 May 2026 |
Gazze’de Ailesine Bakmakla Yükümlü Kalan Kadınlar, Ailenin Bakımını Üstlenmekle Hayatta Kalma Mücadelesi Arasında Kalmıştır
Filistin Siyasi Araştırmalar Merkezi, Gazze Şeridi’ne yönelik savaşın, dul kalan kadın sayısının 22 bini aşmasıyla birlikte ailenin geçimini sağlayan kadın olgusunda eşi görülmemiş bir artışa yol açtığını ortaya koydu. Merkez, “Gazze’de Ailesine Bakmakla Yükümlü Kalan Kadınlar: Savaş Ekonomisi ve Sosyal Fakirlik” başlıklı analiz raporunda; savaş neticesinde ailenin geçimini sağlayan kişilerin hayatını kaybetmesinin, Filistin aile yapısında derin sarsıntılara yol açtığını, anne veya babasından birini kaybeden on binlerce çocuğun bulunduğunu belirtti. Raporda, dış yardımların ve desteğin tamamen yok olduğu bir ortamda, kadınların ailenin ekonomik geçimini sağlamak ve bakımını üstlenmek gibi karmaşık roller yüklenmek zorunda kaldığı, bunun da onun üzerindeki ekonomik, psikolojik ve sosyal baskıları artırdığı ifade edildi.
Saha verileri, Gazze Şeridi’ndeki kadınların yaşadığı felaketin boyutunu gözler önüne serdi. Veriler, 6.020’den fazla ailenin yok edildiğini, birçok vakada genellikle bir kadın veya çocuk olmak üzere aileden sadece tek bir kişinin hayatta kaldığını; 2.700 ailenin ise tamamen yok edildiğini gösteriyor. On binlerce eşin şehit olması veya tutuklanması, kadınları son derece ağır insani ve ekonomik koşullar altında ailelerinin tek geçim kaynağı hâline getirmiştir.
Mevcut veriler; on binlerce dul kadının olduğuna, en az 53.724 çocuğun anne babasından birini kaybettiğine ve 2.596 çocuğun ise anne ve babasını kaybettiğine işaret etmektedir.
Güncel tahminler, Gazze’deki 58.600’den fazla ailenin (ki bu toplam ailelerin yaklaşık %14’üne denk gelmektedir) artık kadınlar tarafından yönetildiğini gösteriyor. Böylece kadın, ailenin bir bireyi olmaktan çıkmış, geniş bir kesimde karar alma merkezi haline gelmiştir. Ancak bu dönüşüm, geniş çaplı göç, destek ağlarının parçalanması ve ekonomik güvensizlik gibi istikrarsız bir ortamında gerçekleşmektedir.
Veriler, ailenin geçimini üstlenen kadınların %88’inin zorunlu göçe maruz kaldığını (diğer ailelerde bu oran %77’dir) ve bu kadınların istikrarsızlığa karşı daha savunmasız olduğunu göstermektedir.
Bu rakamlar yalnızca can kayıplarını değil, geleneksel aile yapısındaki büyük çözülmeyi ve geçim sorumluluğunun zorunlu olarak kadınlara devredildiğini de göstermektedir. Böylece bu olgu, münferit vaka olmaktan çıkıp toplum genelini etkileyen yaygın bir olgu haline gelmiştir. Buna ek olarak Gazze içindeki ekonomik faaliyetlerin neredeyse çökmüş olması da cabası. Tahminlere göre 2025 yılında genel işsizlik oranları yaklaşık %68’e ulaşmış, savaş öncesinde %40 civarında olan iş gücüne katılım oranı sadece %25’e düşmüş ve ekonomi çeşitli üretim sektörlerinde “neredeyse tam bir çöküş” durumu kaydetmiştir. Bu rakamlar, piyasanın artık iş fırsatları yaratma veya yeni iş gücünü istihdam etme kapasitesine sahip olmadığını gösteriyor. Sonuç olarak, geçimini sağlayan kadının sorunu artık bir iş bulmak değildir, artık iş imkânı sağlayacak piyasa yoktur. Veriler, iş gücü piyasasının yapısında ciddi bir bozulmanın olduğunu ortaya koyuyor; kadınlarda işsizlik oranı %92’ye ulaşırken, kadınların ekonomik hayata katılım sadece %17 seviyesinde kalmıştır. Ayrıca, kadınların geçindirdiği ailelerin oranı savaş öncesi %12 iken savaş sırasında %18’e yükselmiştir. Bu durum, kadınların ekonomik sorumlulukları artarken çalışma imkânlarının aynı ölçüde azaldığını ortaya koymaktadır.
Bu rakamlar ve istatistikler, bu kadınların çektiği çilenin sadece bir kısmını yansıtıyor. Ufukta da hiçbir çözüm görünmüyor. Onlar, insana yaraşır yaşamın en temel unsurlarından mahrum, son derece ağır şartlar altında yaşamaktadırlar. Görevleri yalnızca çocuk yetiştirmek ve aileye bakmakla sınırlı olmaktan çıkmış; artık doğrudan hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Bugün kadınların çoğu, su, elektrik, gaz ve sağlık altyapısından yoksun, yıpranmış çadırlarda ya da yıkılmış evlerde yaşamaktadırlar. Hatta yas tutma “lüksünden” dahi mahrumdurlar. Şehadet veya esaret nedeniyle babalarını kaybeden çocuklarını ayakta tutabilmek için duygularını bastırmak ve acılarını belirsiz bir zamana ertelemek zorunda kalmaktadırlar. Tüm bunlar onları psikolojik, fiziksel, ekonomik ve toplumsal açıdan derinden etkilemektedir.
Bütün bunlar ve daha fazlası yaşanırken dünya kendi çatışmaları ve çıkarlarıyla meşguldür. Kadın örgütleri ise derin bir uyku ve sessizlik içindedirler, İslam’a, hükümlerine ve Şeriatına saldırmak istediklerinde ancak o derin uykularından uyanırlar.
Ey Müslümanlar! Kerim Peygamberiniz SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in Veda Haccı’nda ve birçok hadisinde size emanet ettiği kadınların başına daha neyin gelmesini bekliyorsunuz?!
On binlerce mağdur ve onların türlü türlü acıları sizleri hâlâ harekete geçirmiyor mu?! Yoksa Yüce Allah’ın şu sözü sizin için de mi geçerli oldu:
ثُمَّ قَسَتْ قُلُوبُكُم مِّن بَعْدِ ذَٰلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ أَوْ أَشَدُّ قَسْوَةً وَإِنَّ مِنَ الْحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ الْأَنْهَارُ وَإِنَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ الْمَاءُ وَإِنَّ مِنْهَا لَمَا يَهْبِطُ مِنْ خَشْيَةِ اللهِ وَمَا اللهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ“(Ne var ki) bunlardan sonra yine kalpleriniz katılaştı. Artık kalpleriniz taş gibi yahut daha da katıdır. Çünkü taşlardan öylesi var ki, içinden ırmaklar kaynar. Öylesi de var ki, çatlar da ondan su fışkırır. Taşlardan bir kısmı da Allah korkusuyla yukardan aşağı yuvarlanır. Allah yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.” [Bakara 74]
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Merkezî Medya Ofisi Kadın Kolları |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43 www.hizbuttahrir.today |
E-Mail: media [@] hizbuttahrir.today |



