Cumartesi, 26 Muharrem 1448 | 2026/07/11
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi Kadın Kolları

No: HT-BA-2026-MO-TR-22 H. 23 Muharrem 1448
M. Çarşamba, 08 Temmuz 2026

Gazze’deki Soykırım Savaşının Bininci Günü: Cihad ve Kahramanlık Meydanları, Hala Ümmete ve Ordularına Sesleniyor

Gazze’deki Hükümet Medya Ofisi, Yahudi varlığının 7 Ekim 2023’ten bugüne kadar Gazze Şeridi’ne karşı yürüttüğü soykırım savaşının bininci gününde, Gazze Şeridi’nin maruz kaldığı insani, yaşamsal ve hizmet altyapısına ve yıkıma dair korkunç verileri ve gerçekleri paylaştı. Rapora göre, bugüne kadar şehit edilen çocuk sayısı 1.022’si bebek olmak üzere 21.500’ü aştı. Toplam şehit sayısı 73.066’ya, yaralı sayısı ise 44.500’ü çocuk olmak üzere 173.514’e yükseldi. Yaklaşık 9.500 kişinin hala enkaz altında olduğu tahmin ediliyor. Ofis, Gazze’deki binaların %90’ından fazlasının yıkıldığını belirtti. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ise 11 binden fazla çocuğun hayatlarını kalıcı biçimde etkileyecek yaralanmalar yaşadığını, bunların yaklaşık 4 bininde uzuv amputasyonu gerçekleştirildiğini ve bu ameliyatların büyük bölümünün son derece ağır tıbbi şartlar altında yapıldığını açıkladı. Hükümet Medya Ofisi verileri ayrıca, 164’ü çocuk olmak üzere 460 kişinin yetersiz beslenme (açlık) nedeniyle hayatını kaybettiğini, çadır kamplarındaki sıcaklık düşüşü neticesinde de çoğu çocuk 28 mültecinin vefat ettiğini ortaya koydu. Raporlara göre 2.700’den fazla aile tamamen yok edilirken, 6.020 aileden yalnızca bir fert hayatta kalabildi. Yetim çocukların sayısı 58.800’ü aşarken, bunların 2.700’ü hem annesini hem babasını kaybetti. Dul kadınların sayısı ise 26.370’e ulaştı.

Bin günlük soykırım ve vahşet, geride bu acı rakamları ve istatistikleri bıraktı. Bunlar, Yahudilerin hiçbir insanı, ağacı, taşı; hatta annelerinin rahmindeki ceninleri dahi esirgemeyen vahşetinin canlı şahidi olarak kalacaktır. Yahudi varlığı, Gazze’ye iki atom bombasına eşdeğer miktarda bomba ve patlayıcı yağdırmış; evleri, altyapıyı, okulları, üniversiteleri, hastaneleri, sağlık merkezlerini, camileri, barınma merkezlerini ve hatta mülteci çadırlarını yıkarak hayatın tüm unsurlarını hedef almıştır.

Bin günlük soykırım ve suç, başta Amerika olmak üzere uluslararası sistemin ve kurumlarının ikiyüzlülüğünü ve komploculuğunu da gözler önüne sermiştir. Amerika, suçlu Yahudi varlığını ayakta tutacak tüm güç ve yaşam unsurlarını sağlayarak, ona ölümcül silahlar ve mali destek vererek bu soykırımın bir numaralı ortağı olmuştur.

Bin günlük katliamlar, özellikle komşu ülkeler olmak üzere İslam ülkelerinin yöneticilerinin ihanetine, komplolarına ve alçaklığına da şahitlik etmiştir. Bu yöneticiler, mücrim varlığı koruyan birer “Demir Kubbe” vazifesi görmüş; suçlarını işlemesi için ona hava sahalarını açmış, ona gıda, yakıt ve giyecekten oluşan yardım köprüleri kurmuşlardır. Bir yandan Gazze halkını kuşatma altında alırken diğer yandan gasıp Yahudi varlığının sınırlarını beklemişlerdir.

Bin gündür ümmetin ortaya koyduğu hareketlilik, yaşanan büyük hadisenin seviyesine ulaşamamıştır. Ümmet; mazlumun hakkını vermeyen, düşmanı caydırmayan kuru kelimeler ve sahte çözümlerle uyuşturulmuş ve uyuşturulmaya da devam etmektedir. Ümmetin bakışları; tahtlarını yıkmak için yöneticilerin saraylarına yönelmekten ve sınırları yıkıp Yahudi varlığını yok etme görevlerini hatırlatmak için orduların kışlalarına yönelmekten alıkonulmaktadır.

Bin gündür Mısır ve Türkiye gibi, Yahudi varlığını bir saatte bile yerle yeksan edebilecek güç, teçhizat ve donanıma sahip olan ümmetin orduları, katliamlar, dökülen temiz kanlar, yükselen yardım çığlıkları, hastaların ve yaralıların iniltileri, açlıktan kıvranan kardeşlerinin karın gurultuları karşısında harekete geçmemişlerdir. Üzerlerindeki zillet ve aşağılanma tozundan silkinmenin; yaratılana itaati bırakıp yaratana itaate yönelmenin; dünya ve ahiret utancından kurtulmanın zamanı hâlâ gelmedi mi?

Ey Müslümanlar! Gazze savaşının bittiğini, o temiz kanların artık güvende olduğunu, acı ve kayıpların son bulduğunu, kıtlığın geri gelmemek üzere gittiğini ve Yahudi varlığının herhangi bir belgeye veya ateşkese sadık kaldığını sananlar derin bir yanılgı içindedirler! Gazze ekranlardan uzaklaşsa ya da uzaklaştırılsa da, stadyumların gürültüsü bombardımanın seslerini ve acı çığlıklarını bastırsa da soykırım, kuşatma ve açlık savaşı hala devam etmektedir. Trump ve sözde “Barış Konseyi” adını verdiği kurul, Gazze halkına karşı hâlâ hile ve tuzak kurmaya devam etmektedir.

Ey İslam Ümmeti ve orduları! Allah’a karşı üzerinize düşeni en güzel şekilde yerine getirin. Gerçek cihat ve gerçek kahramanlık meydanları sizleri çağırmaktadır; sahte kahramanlıkların sergilendiği stadyumlar değil!

انفِرُوا خِفَافاً وَثِقَالاً وَجَاهِدُوا بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ فِي سَبِيلِ اللهِ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ“(Ey müminler!) Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.” [Tevbe 41]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi Kadın Kolları
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan
Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43
www.hizbuttahrir.today
E-Mail: media [@] hizbuttahrir.today

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER