Cumartesi, 05 Şaban 1447 | 2026/01/24
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Pakistan Vilâyeti
Medya Bürosu

No: PK-BA-2026-MB-TR-02 H. 25 Raceb 1447
M. Çarşamba, 14 Ocak 2026

Recep Ayında Kaybedilen Kalkan, Yasını Tuttuğumuz Bir Kayıp ve Yeniden Kurulacağına İnandığımız Bir Vaattir

Recep ayına kavuştuk. Bu ay, kalplerimiz için manevi bir yükseliştir, Allah’a yakınlaşma durağıdır. Ancak bu ayda derin bir tarihi yara gizlidir. Zira H. 1342, M. 1924 yılının Recep ayında, İslam Ümmetinin son birleşik devleti olan Osmanlı Hilafeti resmen ilga edilmiştir. Bu sadece Hilafetin sonu değil, aynı zamanda yüzyıllar boyunca Ümmetin onurunun ve birliğinin sarsılmaz kalesi olan kalkanının da ortadan kaldırılması demekti.

Yüce Allah bizlere birliği farz kılmış ve şöyle buyurmuştur:

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعاً وَلَا تَفَرَّقُوا“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin.” [Ali İmran 103] Hilafetin yıkılmasıyla o ip kopmuş ve tek bir siyasi yapı, kontrol edilmesi kolay zayıf parçacıklara; sınırları sömürgeci güçler tarafından çizilen ulus devletçiklere bölünmüştür. Nitekim Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem bu durumu bizlere şu veciz sözüyle tasvir etmiştir:

يُوشِكُ الأُمَمُ أَنْ تَدَاعَى عَلَيْكُمْ كَمَا تَدَاعَى الأَكَلَةُ إِلَى قَصْعَتِهَا“Diğer milletler, tıpkı sofraya yemek için üşüşen insanlar gibi sizin üzerinize üşüşecekler” Böylece İslam Ümmeti savunmasız bırakılmış; toprakları ve kaynakları işgale, yağmaya ve hegemonyaya maruz kalmıştır.

Recep ayındaki o meşum hadiseden beri trajediler dur durak bilmemiştir. Her bir acı, kalkanımızın yokluğunun bıraktığı boşluğun en canlı tanığı olmuştur: İlk kıblemiz Mescid-i Aksa işgal edilmiş ve hala işgal altında inim inim inlemektedir; saygınlığı, yapay bir sömürge projesi olan Yahudi varlığı tarafından her gün ihlal edilmektedir. Ülkemiz birbiriyle çatışan devletçiklere bölünmüş, bizi güçlendirmek için değil zayıflatmak için sınırlar çizilmiştir. Servetlerimiz müstemleke Batı tarafından yağmalanmış, ordularımız Bosna’daki soykırımdan, “terörle mücadele” adı altında pazarlanan onlarca yıllık savaşlara ve Gazze’de canlı yayında izletilen soykırıma kadar çoğunlukla bize karşı kullanılmış ya da etkisiz bırakılmıştır. Bu yüzyıl, baskı, tehcir ve kan dökme yüzyılı olmuştur. Tüm bunlar, Kur’an-ı Kerim’in şu uyarısının bir tecellisidir:

وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ“Birbirinizle çekişmeyin, sonra korkuya kapılıp zaafa düşersiniz ve rüzgârınız (gücünüz) kesilip gider.” [Enfâl, 46] Dolayısıyla parçalanmışlığımız, en büyük zayıflığımız olmuştur.

Ancak bu durum kaçınılmaz bir kader değildir. Gazze ve diğer mazlum Müslüman beldelerin yaşadığı derin acılar, bir umutsuzluk kaynağı değil, bilakis kolektif kalkanımızı yeniden inşa etmek için güçlü bir itici güç olmalıdır. Her saldırı, Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in beyan ettiği şu ebedi hakikati doğrulamaktadır:

إِنَّمَا الْإِمَامُ جُنَّةٌ يُقَاتَلُ مِنْ وَرَائِهِ وَيُتَّقَى بِهِ“İmam ancak bir kalkandır. Arkasında savaşılır ve onunla korunulur.” [Buhari ve Müslim]

Bu kalkan olmadan —yani Nübüvvet metodu üzere Hilafet olmadan— ümmetin mukaddesatının, servetlerinin, topraklarının ve kanının gerçek bir koruyucusu olamaz. Bununla birlikte ümitsiz de değiliz. Çünkü Nebî SallAllahu Aleyhi ve Sellem bizleri şöyle müjdelemiştir:

ثُمَّ تَكُونُ مُلْكاً جَبْرِيَّةً فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللهُ أَنْ تَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ ثُمَّ سَكَتَ“Daha sonra ceberut bir saltanat olacaktır. O da Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Ardından Allah dilediği zaman onu ortadan kaldıracaktır. Sonra, nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır.” Hilafet Peygamberimiz SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in bir müjdesi ve Allah’ın mümin kullarına olan bir vaadidir:

وَعَدَ اللهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ“Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına dair vaatte bulunmuştur.” [Nur 55]

O halde bu Recep ayını bilincimizde bir dönüm noktası yapalım. Hüznümüzü; ilim talep ettiğimiz, birliğimizi pekiştirdiğimiz ve bizim için bir hak ve Allah’tan bir vaat olan o kalkınma (Raşidi Hilafet) için ihlasla çalıştığımız hedefli bir eyleme dönüştürelim. Zulüm girdaplarından onurlu bir kurtuluşun yegâne yolu; zayıfları koruyan, adaleti ikame eden ve Ümmeti birleştiren o adil kalkanı yeniden inşa etmektir.

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Pakistan Vilâyeti
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
P.O. Box 1924, Lahore / Pakistan
Telefon: +(92) 345–428–7323 / +(92) 333–561–3813
https://bit.ly/3hNz70q
Fax: +(92) 21–520–6479
E-Mail: spokesman@hizb-ut-tahrir.com.pk

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER