Pazar, 13 Muharrem 1448 | 2026/06/28
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Uluslararası Müzayede Piyasasında… Lübnan, Başkaları Tarafından Yönetilen Kırılgan Bir Devletçiktir

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Uluslararası Müzayede Piyasasında… Lübnan, Başkaları Tarafından Yönetilen Kırılgan Bir Devletçiktir

 

Haber:

İran, ABD-İran müzakerelerinde Yahudi varlığının Lübnan’a karşı başlattığı savaşı durdurmasını şart koşmuştur.

Yorum:

ABD-İran anlaşması, her iki taraf için de birtakım şartlar içermektedir; İran’ın şartları arasında “Lübnan’da ateşkes” de yer almaktadır; bu haber, idaresi bir başkasının elinde olan bir ülkenin trajedisini özetlemektedir; tıpkı rüşte ermediğinden dolayı tasarruf ehliyetini kaybetmiş ve vesayet altına alınmış bir kişi gibi. Dolayısıyla onun kaderi başkalarının başkentlerinde belirlenirken, en ağır faturayı ise kanları ve imarlarıyla halkı ödemektedir!

Dört zorlu ay boyunca Lübnan, suçlu Yahudilerin istila ettiği bir savaş alanına dönüştü; 4.000’den fazla ölü, 12.000 yaralı, yerle bir edilen on binlerce bina, yüz binlerce kişinin yerinden edilmesi ve güneyin büyük bir kısmının işgali. Bu felaket karşısında Lübnan yönetimi çaresiz ve iradesiz bir şekilde duruyor; elindeki tek seçenek, bu varlığı destekleyen Amerika’nın himayesinde, suçlu Yahudi varlığıyla doğrudan müzakere etmeyi dilenmekten ibaret!

Yapısal olarak aciz ve temel unsurlardan yoksun olarak doğmuş bir devlet… Bu sahne bir tesadüf değildir; aksine acı bir gerçekliğin kaçınılmaz bir sonucu olup Lübnan devletinin kırılganlığını ortaya koymaktadır; eğer Lübnan siyasi, askeri ve egemenlik anlamında gerçek bir devlet olsaydı, caydırıcı bir karar gücüne sahip olur, ordusu ve kurumlarıyla Yahudilerin küstahlığına karşı kendini savunur ve topraklarının, bölgesel hesapların tasfiyesi için bir posta kutusuna dönüşmesine izin vermezdi.

​Ancak bugün açıkça ortaya çıkan tarihsel gerçek şudur: Lübnan, bir varlık olarak ortaya çıktığından beri, izzetli bir şekilde varlığını sürdürmek, onurlu bir hayat yaşamak ve doğal bir sürekliliğe sahip olmak için gerekli unsurlardan yoksun melez ve çarpık bir devlet olarak doğmuştur. Kontenjan ve mezhepçilik sahası olmak için tasarlanmış, iç işlerini gözetmekten aciz, halkını gözetmekte ve onun sınırlarını korumakta başarısız ve dış kararlarında bölgesel ve uluslararası eksenlere tabi olan varlık ateşkesi, kendi müzakere şartlarını güçlendirmek için bir pazarlık kozu haline getirmektedir; bu da birlik ve beraberliğin bir ifadesi değil, aksine Lübnan varlığının kurulmasında asıl olan mezhepsel, taifeci ve çıkarcı boyutların üzerine inşa edilmiş bir nüfuzu ifade etmektedir!

Tek çıkış yolu, aslına geri dönmesinde yatmaktadır; çünkü mevcut varlığın formülüne bel bağlamaya devam etmek, trajediler üretmeye ve çözümler için yalvarmaya devam etmek demektir. Bu sarmalın sona ermesi için gerçek ve ikna edici çözüm, yamalarla değil, aksine bu parçanın, sömürgeci İngiliz ve Fransızların çizdiği sınırlar içinde çevresinden ayrı olarak bekasının unsurlarına sahip olmadığını kabul etmekle olur; bu nedenle Lübnan’ın gücü ve onurlu ve güvenli bir yaşam sürme kapasitesi, yapay izolasyonunda değil, aksine komşularıyla birliğine ve doğal, coğrafi ve tarihsel aslına geri dönmesinde yatmaktadır.

Sadece doğal İslami çevre ve coğrafi derinlik ile bütünleşmek; ekonomik unsurlara, caydırıcı bir orduya ve bağımsız egemen bir karara sahip olan gerçek ve güçlü bir devletin inşa edilmesini garanti edebilir. Ama barışı ve savaşı dış güçlerin politikalarına ipotek ederek yardım dilenen bir devlet konumunda kalmaya devam etmek, sadece daha fazla yıkım üretecek ve uluslararası müzayede pazarında Lübnan adına alım satım yapmak için başka taraflara daha geniş bir alan açacaktır.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Dr. Şeyh Muhammed İbrahim - Lübnan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER