Perşembe, 23 Safer 1448 | 2026/08/06
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Ümmetin Düşmanlarına Gelişmiş Silahlar Sağlarken Trump, İşgale Direnen Müslümanların Silahsızlandırılmasında Israr Ediyor

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Ümmetin Düşmanlarına Gelişmiş Silahlar Sağlarken
Trump, İşgale Direnen Müslümanların Silahsızlandırılmasında Israr Ediyor

Haber:

Başbakan Muhammed Şahbaz Şerif Cuma günü yaptığı açıklamada, Pakistan’ın Gazze Barış Planı kapsamında silahsızlanma sürecinin hayata geçirilmesi yönünde Barış Kurulu çerçevesinde gerçekleşen gelişmeleri memnuniyetle karşıladığını söyledi. X platformunda paylaştığı bir gönderide şöyle yazdı: “Amerika Birleşik Devletleri, Mısır, Katar ve Türkiye de dahil olmak üzere arabulucu ülkeler, bu ilerlemenin sağlanmasındaki çabaları nedeniyle özel bir takdir hak etmektedir. Başkan Trump’ın cesur liderliği altında kaydedilen bu ilerleme, Barış Kurulu için büyük bir başarıdır.” (ABB Pakistan, 31 Temmuz 2026)

Yorum:

Trump’ın Gazze planı, işgale direnen Müslümanları silahsızlandırırken, Yahudilere her türlü gelişmiş silahı tedarik etmektedir. Trump’ın Filistin planı, Filistin’in teslim olması ve gazaba uğramışlar tarafından kalıcı olarak işgal edilmesi demektir. Trump’ın “Barış Kurulu” planı, Yahudi varlığıyla ilişkileri normalleştirmek amacıyla bölgesel ittifaklardan oluşan bir ağdır ki böylece İslam ülkeleri Yahudilere kucak açabilsin. Amerika’nın ajanları olan Pakistan yöneticilerine gelince; Allah Celle Celaluhu ve Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in emirlerini tamamen göz ardı ederek, Amerika’nın emirlerinden ötesini göremiyorlar.

Ey Pakistan’daki Müslümanlar: Gazze’ye yardım etmesi için Müslüman ordularının seferber olmasını talep ettik. Nitekim talebimiz, coşku, umut ve canlılık getirdi ve ümmetin düşmanlarını dehşete düşürdü. Bu yüzden bu talebi ihmal etmememiz ve ondan geri adım atmamamız; aksine bunun üzerinde sebat etmemiz ve onu güçlendirmemiz gerekir. Zira bizim talebimiz, şerî bir hüküm olmasından dolayı mübarek bir taleptir.

Allah Celle Celaluhu'nun şeriatı, Mescid-i Aksa'dan vazgeçilmesine izin vermez; zira o, kalplerimizdeki imanla bağlantılıdır. Zira Allah Celle Celaluhu şöyle buyurmuştur: سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الْأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ Bir gece, (Muhammed) kulunu Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir.” [İsra 1]

Allah Celle Celaluhu'nun şeriatı, topraklarımızı işgal edenlerle ittifak kurmaya izin vermez; çünkü Allah bize onlarla savaşmamızı emretmiş ve onlarla savaşmayı bize haram kılmamıştır. Zira Allah şöyle buyurmuştur: إِنَّمَا يَنْهَاكُمُ اللهُ عَنِ الَّذِينَ قَاتَلُوكُمْ فِي الدِّينِ وَأَخْرَجُوكُم مِّن دِيَارِكُمْ وَظَاهَرُوا عَلَى إِخْرَاجِكُمْ أَن تَوَلَّوْهُمْ وَمَن يَتَوَلَّهُمْ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ Allah, yalnız sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır.” [Mümtehine 9]

O halde mübarek talebimiz üzerinde sebat edelim, onu güçlendirelim ve Müslüman orduların içindeki tüm akrabalarımız, dostlarımız ve kardeşlerimizle iletişim kuralım. Onlardan Mescid-i Aksa'ya yardım etmek için seferber olmalarını ve yollarındaki her türlü engeli ortadan kaldırmalarını talep edelim. Zira Müslüman ordularından herhangi biri, korkak Yahudilere karşı seferber olursa, Allah Celle Celaluhu'nun izniyle kurtuluş, birkaç saatlik bir mesele olacaktır.

Ey Pakistan alimleri: Müslümanların bu mübarek talebinde onların yanında durun ve onlara yardım edin. “Reddü’l-Muhtâr ale’d-Dürri’l-Muhtâr” kitabının sahibi büyük Hanefi imam İbn Âbidîn el-Şamî Haşiyetinde (3/238) şöyle demiştir: “Şayet düşman İslam’ın geçitlerinden birine saldırırsa, ona yakın olanların üzerine farz-ı ayn olur. Onların (yakın olanların) arkasındaki düşmana uzak olanlara gelince; onlara ihtiyaç duyulmaması halinde farz-ı kifaye olur; eğer onlara ihtiyaç duyulursa, düşmana yakın olanlar düşmana karşı koyamazlarsa veya düşmana karşı kaymaktan aciz olmadıkları halde tembellik edip cihad etmezlerse, o zaman onlara yakın olanların üzerine namaz ve oruç gibi terk edemeyecekleri farz-ı ayn olur; sonra onlara yakın olanlara, sonra da aşama aşama doğu ve batıdaki tüm İslam halklarına farz olur.”

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Musab Umeyr - Pakistan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER