Cumartesi, 10 Şevval 1447 | 2026/03/28
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Mısır
Medya Bürosu

No: MS-BA-2026-MB-TR-11 H. 6 Şevvâl 1447
M. Salı, 24 Mart 2026

Mısır’ın Bir İslam Devleti Olduğunu İddia Eden Biri, İslam’a Davet Edenleri Takip Edip Zindanlara Atmaz!

Cumhurbaşkanı Abdül Fettah es-Sisi, Mısır’ın ibadet özgürlüğünü güvence altına alan “bir İslam devleti” olduğunu iddia etti; oysa sahadaki gerçekler bu iddiayı tamamen ve külliyen yalanlamaktadır. Zira İslam’a davet eden dava taşıyıcılarını takip eden, onları zindanların karanlıklarına atan, geçim kaynaklarını daraltan ve Allah’ın emrini tebliğ etmelerine engel olan bir devlet nasıl İslam devleti olabilir?! Bu çelişki, salt bir ifade bozukluğu değildir; aksine mefhumları bulanıklaştırmaya, uyanıklığı tahrif etmeye ve Ümmeti asıl projesinden saptırmaya dayalı bütüncül bir metodun dışa vurumudur.

Mesele, “İslami” lafzının kullanılıp kullanılmaması meselesi değildir; mesele bu lafızla neyin kastedildiği meselesidir. İçeriğine bağlı kalmadan kavramları kullanmak, siyasi dezenformasyonun en tehlikeli yöntemlerinden biridir. Zira bu yöntem, batıla hak elbise giydirmekte ve gerçekte dini hayattan ayıran ve egemenliği Allah’ın şeriatına değil insanlara veren beşerî sistemlerin boyunduruğu altında inim inim inlediği bir halde bile Ümmet’e İslam’ı yaşadığı yanılgısını vermektedir. Bu büyük paradoks sıradan bir ayrıntı değildir; bilakis mevcut rejimin doğasını ve İslam beldelerinde süregelen çatışmanın doğasını anlamanın bir anahtarıdır. Bu çatışma, İslam’ı sadece ritüeller dairesinde tutmak isteyen bir proje ile onu kapsamlı bir hayat sistemi olarak yeniden hayat vakıasına döndürmeye çalışan birbirine zıt iki proje arasındadır.

Es Sisi’nin Mısır’ı bir “İslam devleti” olarak tanımlaması, kavramı tahrif etmekte, İslam’ı belli bir alana hapsetmekte, onu yönetimden ve yasamadan dışlamaktadır. Ancak bundan daha tehlikelisi ise, bu iddiayı yalanlayan rejimin uygulamalarıdır. Eğer devlet, gerçekten bir İslam Devleti ise, o halde neden İslam’ın hâkim kılınmasına davet edenler kovuşturuluyor? Silah taşımayan, şiddete başvurmayan, sadece İslam’ın tam olarak uygulanmasını ve Nübüvvet Minhacı üzere Hilafet’in kurulmasını isteyen gençler neden zindanlara atılıyor, neden hayatlarına ve geçim kaynaklarına baskı uygulanıyor?! Gerçeklik, sistemin sadece İslam devletini reddetmekle kalmayıp, onun için çalışanları da hedef aldığını, Şeriatın hâkim kılınmasını talep eden veya beşerî sistemlerin sahteliğini ifşa edenleri zindanları attığını gösteriyor.

Geçtiğimiz günlerde Mısır; ellerine silah almamış, şiddete başvurmamış, sadece İslam’ı bir bütün olarak uygulamaya ve Nübüvvet Metodu üzere Raşidi Hilâfet’i kurmaya davet eden, beşerî sistemlerin yozlaşmışlığını ve uyduluğunu ortaya koyan gençlere ve adamlara yönelik bir tutuklama furyasına sahne olmuştur. Bu insanlar maddi eylemlerinden dolayı değil; fikirlerinden ve İslami siyasi bir projeyi benimsemelerinden dolayı tutuklanmışlardır. Peki bir “İslami” devletin İslam’ın yönetim sistemi olarak uygulanmasını savunanları hapse atması mantıklı mı?

Bu paradoks, sorunun iddia edildiği gibi “aşırılık” değil; bizzat İslam’ın hâkim olması fikri olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Rejim, namaz veya orucu kendisi için bir tehlike olarak görmez; hatta kendi otoritesinin özüne dokunmadıkları için bunları himaye ediyor ve destekliyor gibi görünebilir. Ancak İslam; egemenliğin Şeriat’a ait olmasını, beşerî kanunlarla yönetimin son bulmasını, siyasi kararların bağımlılıktan kurtarılmasını ve Ümmet’in tek bir sancak altında birleşmesini isteyen bir yönetim projesine dönüştüğünde, o zaman rejim tüm birimlerini seferber etmekte, işte o zaman gerçek düşmanlık ortaya çıkmaktadır; çünkü o zaman rejim, bu projenin kendi varlığını kökünden kazıyacağını ve üzerine kurulu olduğu yapıyı kökten yıkacağını çok iyi bilir.

Bu tutum, Beyaz Saray’daki karar merkezlerinden yönetilen politikalara olan bağımlılıktan ayrı düşünülemez. Zira bu tutum, İslam’ın yönetime dönmesini, her ne pahasına olursa olsun engellenmesi gereken stratejik bir tehlike olarak görmektedir. Dolayısıyla Hilâfet davetiyle savaşmak, bu fikri karalamak ve Hilafeti kurmak için çalışanları tutuklamak; ümmeti bölünmüş ve bağımlı tutmayı amaçlayan, kendi kararına sahip olmayan uşak rejimler altında köle olarak kalmasını isteyen uluslararası yaklaşımın bir parçasıdır.

Kavramı silinmek ve unutturulmak istenen İslam Devleti, bir yanılsama veya bir slogan değildir. Bilakis o, hatları belirgin siyasi bir varlıktır. Müslümanların genel başkanlığıdır. Onları tek bir sancak altında birleştirir, hayatın tüm işlerinde İslam’ın tam olarak uygulanmasını dayanır, egemenliğin beşerî kanunlara değil şeriata, otoritenin de Ümmete ait olmasını sağlar. Ümmet kendi yöneticisini kendi seçer, İslam ile hükmetmesi üzere ona biat eder. Bu sistemde yönetici, İslam’ı tatbik etmede Ümmetin vekilidir ve yönetime sahih, şer’i bir biat yoluyla gelir. İşte bu model, belirsiz olduğu için değil, aksine çok net olduğu için; sömürgeci sınırlara, beşerî yasama sistemlerine, siyasi ve ekonomik bağımlılığa dayalı mevcut ulus-devlet vakıasına kökten zıt olduğu için hedef alınmaktadır. Bir yandan devletin “İslami” olduğunu söyleyip diğer yandan İslam’a davet edenleri zindanlara atmak, bir ikiyüzlülüktür. Bu ikiyüzlülük deşifre olmadan fazla sürdürülemez. Ya İslam yöneten olacaktır ve ona davet edenlere kapılar açılacaktır ya da İslam yönetimden dışlanacak ve davetçileriyle savaşılacaktır. İkisini bir arada toplamak, Ümmet’i aldatma çabasından başka bir şey değildir.

Ey Kinane halkı! Gönüllerinizdeki İslam, sadece ibadetlere indirgenemeyecek kadar yüce ve sadece inanç özgürlüğüne hapsedilemeyecek kadar kapsamlıdır. O, Allah’ın hayatın en kritik alanlarından dışlanması için değil, hayatın tamamına hükmetmesi için indirdiği bir dindir. Sizin, İslam’ı yarım yamalak tanımlayanlara veya Allah’ın indirdikleriyle yönetilmediğiniz halde yaşadığınız vakıanın İslam olduğuna sizi ikna etmeye çalışanlara ihtiyacınız yoktur. Kimlerin hapse atıldığına ve kimlerin el üstünde tutulduğuna bir bakın; o zaman hakikati göreceksiniz. İslam’a davetle savaşılan bir ümmetin, o dinin gölgesinde yaşadığı söylenemez.

Ey Kinane askerleri! İslam’a davet ettiği için ailesinin arasından koparılıp alınanları kendi gözlerinizle görüyorsunuz; bu mu adalet? Onurla taşıdığınız vazifeniz bu mudur? Elinizdeki kuvvet bir emanettir; bu emanet ya hakkın zaferi için ya da batılın bekası için kullanılır. Ümmetinize yapacağınız en büyük yardım, İslam’la savaşanların yanında değil, savaş açılan İslam’ın yanında yer almaktır.

Ey Kinane askerleri! Sizler Ümmetin nusret için bel bağladığı bir güçsünüz; o yüzden sakın onu ezmenin bir aracı olmayın. Ailelerinden koparılan o insanlar bu Ümmetin evlatlarıdır, düşmanları değil. Rabbinizin huzuruna çıktığınızda sorulacağınız en büyük soru; hak size arz edildiğinde ona yardım mı ettiniz yoksa karşısında mı durdunuz olacaktır? İslam’ın yanında yer alın ki dünyada ve ahirette izzete kavuşasınız.

Şunu bilin ki; hiçbir güç, İslam’a davet edenleri zindana atan bir devletin “İslam devleti” olamayacağı gerçeğini örtemez. İslam’a davet edenleri hapse atan bir devlet, vasıflar ne kadar değişirse değişsin, unvanlar (isimler) ne kadar farklılaşırsa farklılaşsın, asla bir İslam devleti olamaz. İslam, Allah’ın indirdiği gibi hayatın kapsamlı sistemi olarak kalmaya devam edecektir. Belli alanlara hapsedilemez, pazarlık konusu yapılamaz, tahrif edilemez. İslam Devleti Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafeti, savaşanlar ve inat edenler hoşlansa da hoşlanmasa da yakında geri dönecektir. Zulüm ve zorbalıkla dolduktan sonra yeryüzünü adaletle dolduracaktır.
 أَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللَّهِ حُكْماً لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ  “Onlar hâlâ cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kesin olarak inanacak bir toplum için, kimin hükmü Allah’ınkinden daha güzeldir?” [Maide 50]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Mısır
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
31 el-Cela’ Caddesi, Kahire / Mısır
Telefon: Tel: +(20) 2 27738076 – 5119857010
www.hizb.net/
E-Mail: hizb.ut.tahrir.eg@gmail.com

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER