- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayeti, Hilâfet’in ilga edilişinin 102. yıl dönümü münasebetiyle Türkiye genelinde eş zamanlı paneller düzenledi. “Hilâfet Bir Tercih Değil Şer’i Zorunluluktur” başlığıyla gerçekleştirilen programlar yoğun katılımla icra edildi.
Panellerde konuşmacılar, Hilâfet’in kaldırılışının ardından geçen bir asırlık süreçte İslâm ümmetinin yaşadığı işgaller, katliamlar ve parçalanmışlık üzerinde durarak Hilâfet’in ümmet için taşıdığı hayati öneme dikkat çekti. Konuşmalarda, Hilâfet’in sadece tarihsel bir yönetim biçimi değil; şer’i delillerle sabit olan bir farziyet olduğu vurgulandı.
Programlarda Kur’an ve Sünnetten delillerle Hilâfet’in farziyeti ele alınırken, Müslümanların birlik ve izzetini koruyan siyasi otoritenin ortadan kaldırılmasıyla ümmetin sahipsiz bırakıldığı ifade edildi. Özellikle Filistin’de, Gazze’de ve İslâm beldelerinin birçok yerinde yaşanan katliamların, Hilâfet’in yokluğunun ortaya çıkardığı tabloyu açık bir şekilde gösterdiği dile getirildi.
Konuşmacılar ayrıca, İslâm’ın hayata tam anlamıyla tatbik edilmesinin ancak bir devlet otoritesiyle mümkün olduğunu belirterek; Kur’an’da yer alan hüküm ayetlerinin, İslâm’ın yönetim nizamını gerektirdiğine dikkat çekti. Bu bağlamda Hilâfet’in yalnızca dini bir mesele değil; aynı zamanda siyasi, ekonomik ve askeri bir zorunluluk olduğu ifade edildi.
Panellerde yapılan değerlendirmelerde, İslâm ümmetinin sahip olduğu geniş coğrafya, zengin doğal kaynaklar ve büyük insan potansiyeline rağmen parçalanmış siyasi yapı nedeniyle bu gücü kullanamadığı vurgulandı. Bu durumun sona ermesinin ve ümmetin yeniden tek bir siyasi otorite altında birleşmesinin yolunun ise Nübüvvet minhacı üzere kurulacak Râşidî Hilâfet’ten geçtiği belirtildi.
Programlarda ayrıca, Batılı sömürgeci sistemlerin İslâm dünyasında oluşturduğu siyasi ve ekonomik bağımlılığın ancak İslâm’ın kendi nizamının uygulanmasıyla ortadan kalkabileceği ifade edildi. Hilâfet’in, Müslümanların canını, malını ve izzetini koruyan bir “koruyucu kalkan” olduğu vurgulandı.
Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleştirilen paneller, katılımcıların yoğun ilgisiyle tamamlanırken, konuşmacılar Müslümanları Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in metoduna uygun şekilde Nübüvvet minhacı üzere II. Râşidî Hilâfet’in yeniden kurulması için çalışmaya davet etti.
Tüm programlarda "Hilafet, Tercih Değil Şer’i Bir Zorunluluktur" başlıklı sinevizyonun gösterimi yapıldı.
Salı, 03 Mart 2026 M. - 14 Ramazan 1447 H.

- FAALİYETLERDEN KARELER -
https://hizbuttahrir.today/tr/index.php/dava-haberleri/t%C3%BCrkiye/25201.html#sigProId83e5c9aa55

İlgili Bağlantılar:



