Pazartesi, 27 Ramazan 1447 | 2026/03/16
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Yahudi Varlığı İle Barış Yoktur, Ey Selam!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Yahudi Varlığı İle Barış Yoktur, Ey Selam!

 

Haber:

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Lübnan'a karşı şiddetli bir savaşın ve Yahudi varlığı tarafından aşağılayıcı bir teslimiyet talep edildiği koşulların gölgesinde Lübnan'ın Yahudi varlığıyla doğrudan müzakerelere hazır olduğunu açıkladı.

Yorum:

Nevvaf Selam’ın, gâsıp Yahudi varlığının saldırılarının, ülkenin tamamen ihlal edilmesinin, halkının katledilmesinin ve korkutulmasının ve onları aşağılamaya çalışılmasının gölgesinde yaptığı açıklama, adam gibi yöneticilerin yokluğunu açıkça ortaya koymaktadır; zira mevcut yöneticiler, Lübnan halkının aşağılanmasına, küçük düşürülmesine, katledilmesine, yerinden edilmesine ve aç bırakılmasına razı gelmektedirler. Bundan önce Gazze ve Batı Şeria'daki halkımıza, ondan önce de Suriye, Mısır ve Irak'taki halkımıza aynı şeyi yaptıkları gibi şimdi de İran'daki halkımıza aynı şeyi yapmaktadırlar.

İslam'ın ve Müslümanların düşmanı olan Amerika, hiçbir hesap verme ve gözetim olmaksızın her yerde Müslümanları öldürmekte; hatta bazı Müslümanların başındaki yöneticilerin destek vermesi ya da en iyi haliyle diğer bazılarının sessiz kalması sayesinde bunu yapmaktadır.

Ey Nevvaf Selam, Lübnan'daki Müslümanların gaspçı Yahudi varlığını kabul edip tanıyabileceklerini nasıl düşünebilirsin?! Dahası yeryüzündeki tüm Müslümanların bunu kabul edebileceğini nasıl aklına getirebilirsin?!

Şunu kesin olarak söyleyebiliriz ki; Acem olan (Arap olmayan) Müslümanlar, yöneticileri ne kadar uğraşırsa uğraşsın bu mutant varlığı tanımayı reddetme konusunda Arap Müslümanlardan daha az değillerdir; ama sizler onlara, Yahudi varlığıyla normalleşmenin barış içinde yaşamak için gerekli olduğu yanılsamasını aşılamaya çalışıyorsunuz.

Eğer düşmana karşı bu teslimiyet ve boyun eğmeyi reddedenler, sizin yerinizde olsaydı ne yaparlardı diye soruyorsanız biz de deriz ki:

Birincisi: Eğer sizin yerinizde biz olsaydık, bizden tüm dünyayı yönetmemiz talep edilmiş olsaydı bile Allah'ın indirdiğinden başkasıyla yönetmeyi kabul etmez ve razı olmazdık; çünkü bu, alemlerin Rabbinin her Müslümandan talep ettiği şeylere aykırıdır.

İkincisi: Buna rağmen iktidarda senin yerinde olsaydım, zayıflığımızın nedenlerini araştırmakla başlardım ki bu nedenlerin en önemlisi, çok sayıda varlıkların olması ve Amerika'nın, Allah'ın dışında emrettiğinde itaat edilen bir Rabb olarak benimsenmesidir.

Üçüncüsü: Eğer sizin yerinizde olsaydım, ordudan tüm imkanlarıyla düşmana karşı koymasını ve sadece Lübnan’da değil, aksine Suriye, Ürdün, Irak ve Mısır’da ülkeyi savunmak için halkı silahlandırmasını talep ederdim ki böylece Amerika’nın karar alma bağımsızlığını engelleyen tek bir cephe olsun.

Lübnan, Filistin ve İran’daki ümmetimize karşı yürütülen bu şiddetli savaşı, Müslümanların, aralarında ayrım gözetmeden topraklarını, kanlarını ve namuslarını koruyacak, gasp edilmiş toprakları geri alacak ve ümmetin izzetini geri kazandıracak tek bir siyasi varlık altında birleşmelerini engellemek için Amerika’nın planladığı ve istediği şeylerden bağımsız bir şekilde düşünmemiz caiz değildir; Kaviy ve Aziz olan Allah'ın izniyle bu yakında gerçekleşecektir.

 

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Dr. Muhammed Cabir - Lübnan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER