Pazartesi, 28 Şaban 1447 | 2026/02/16
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Ülkeyi Korumayacaksanız O Makamlarda İşiniz Nedir?!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Ülkeyi Korumayacaksanız O Makamlarda İşiniz Nedir?!

Haber:

Gaspçı düşman ordusu, Lübnan yöneticilerinden hiçbir karşılık olmaksızın her gün öldürme, bombalama ve her şeyi tahrip etme eylemlerine devam ediyor.

Yorum:

Lübnan'da her gün, gaspçı düşmanın ordusu tarafından Lübnan genelinde işlenen suçlarla ilgili haberlerle uyanıyoruz. Gaspçı düşman Suriye'de ise bombalama ve öldürme, evleri yıkma, normal yaşamı veya yeniden inşayı engelleme gibi eylemlerle, Lübnan ve Suriye ile bir tampon bölge oluşturmak ve her yönden silahtan arındırılmış bir kuşak hayalini gerçekleştirmek için açık bir politika izliyor. Bu politika daha önce Mısır ve Ürdün ile Camp David ve Wadi Araba anlaşmaları ve Arafat ile yapılan Oslo anlaşmasıyla gerçekleştiriliyordu.Şimdi de gaspçı düşman, Lübnan ve Suriye ile güvenlik anlaşmaları, ardından da ekonomik ve siyasi anlaşmalar imzalayarak projesini tamamlamaya çalışıyor; bunun da kendisi ile halklarını veya alemlerin Rabbinin emirlerini umursamadan gaspçı düşmanı ve Amerika'yı memnun etmek için bunu ve daha fazlasını yapmaya hazır olan rejimler arasında bu projenin tamamlanması için uygun bir fırsat haline geldiğini düşünüyor.

Ancak diğer yandan gaspçı düşman varlık, bölgede doğal bir varlık olarak kabul edilmek istiyor!

Lübnan ve Suriye yöneticileri de dahil olmak üzere Müslümanların başındaki  tüm yöneticiler, gaspçı Yahudi varlığını açıkça tanımaya hazır bir hale gelmişlerdir; nitekim Lübnan'daki tüm siyasi sınıf, devlet başkanı ve başbakan başta olmak üzere, bakanlar, milletvekilleri, partiler ve gazeteciler, tüm Arap yöneticilerin oybirliğiyle kabul ettiği Arap Birliği kararını bir silah olarak kullanarak barış, yani gaspçı varlığın tanınması hakkında açıkça konuşmaya ve trajik ve yenilgiye uğramış durumun yanı sıra korkunç ekonomik durumu  protesto etmeye başlamışlardır.

Ancak Yahudi varlığı, bazen yöneticilerimizin bize sunduğu kırıntılar, aşağılama ve küçük düşürme, diğer bazı zaman da gaz zenginliklerimiz ve sanayi bölgelerimiz yoluyla ekonomik refah karşılığında halkların kendisini tanımasını ve her şeyinden vazgeçmesini istiyor.

İslam ümmetinin Yahudilerle barış yapmayı değil, onlarla savaşmayı arzuladığının tam olarak farkındayız; bunun da Allah Azze ve Celle'nin Kitabı'nda ve Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hadislerinde yazılı olan sabit bir gerçek olduğunun da farkındayız.

Ancak aynı zamanda bu ümmetin sesi olarak bizler, Lübnan yöneticilerinin ve diğerlerinin işgalci düşmana karşı çıkma sorumluluğunu yerine getirmemeleri konusunda sessiz kalmayacağız; aksine Lübnan, Suriye, Ürdün ve Mısır'daki insanları topraklarını, onurlarını, kanlarını ve paralarını savunmaya teşvik edeceğiz ki böylece utanç ve aşağılanmadan kurtulabilsinler.

Bu nedenle Lübnan ve Suriye halkımıza diyoruz ki: Bu korkak yöneticiler asla bizi temsil etmedikleri gibi onlar bizden değil, biz de onlardan değiliz; zira onların tek umursadıkları şey, Amerikan efendilerini memnun etmek ve koltuklarında kalmaya devam etmektir; ülke ve insanlar ise kendi çıkarlarına hizmet etmedikleri sürece onlar için hiçbir anlam ifade etmemektedir.

Gerçek bir siyasetçi, tebaasını yöneten kişidir, onların acı çekmesini izleyen kişi değil!Öyleyse ey yöneticiler; bizi yalnız bırakın ki ümmetin içinden samimi, cesur, mümin ve bilinçli bir yönetici çıksın da ümmeti iktidara doğru yönlendirsin.Ancak sadece o zaman üzerimizdeki aşağılanmayı ve utancı kaldıracak ve alemlerin Rabbinin bizden insanlara taşımamızı istediği tüm hayrı dünyaya göstereceğiz.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Radyosu İçin Yazan
Dr. Muhammed Cabir - Lübnan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER