Çarşamba, 16 Muharrem 1448 | 2026/07/01
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

Tunus Vilayeti: "Şeri Hükümlerin Ölçüsünde Kurtuluş Projesi" Paneli

  • Kategori Tunus
  •   |  

Tunus Vilayeti: Panel;

"Şeri Hükümlerin Ölçüsünde Kurtuluş Projesi"

Hizb-ut Tahrir/Tunus Vilayeti, 12 Ekim 2025 Pazar günü, Kayravan Bölgesi'nde "Şeri Hükümlerin Ölçüsünde Kurtuluş Projesi" başlıklı bir panel düzenledi. Panele çok sayıda bölge sakini katıldı. Profesör Abdul Rauf El-Amiri, Hilafet'in yıkılışını takip eden dönemden ve sömürgecilerin, milliyetçilik, ulus devleti ve demokrasi gibi İslam'ı yönetim merkezinden ayıran fikirlerini aşılayarak bir avuç siyasetçiyi nasıl yetiştirdiğinden bahsetti. Ardından, onları, ülkenin mevcut bağımlılık ve geri kalmışlığının temel nedeni olan bu fikir ve yasaları uygulayacakları pozisyonlara yerleştirdi. Ülkenin politikalarını sömürgecilerin belirlediğini ve ülkenin küçük büyük tüm meselelerinin, dini insanların hayatından ayırma konusunda gayretli olan Batı'nın elinde olduğunu açıkladı. Hizb-ut Tahrir'in devlet projesini, pratik, yürürlükte ve uygulanabilir İslami hükümler olan Allah'ın Kitabı ve Resulünün Sünnetinden aldığını açıklayarak sözlerini tamamladı. Bu hükümlerin, Allah tarafından yüklenen bir yükümlülük olduğu için ümmetin bunları uygulaması farzdır ve bu gerçek, meşru ve mümkün bir kurtuluş projesidir.

Üstat Tahir Nasır, müdahalelerinde Batı'nın, kendi yasalarını ve fikirlerini uygulamak ve İslam'ın, fikirlerinin ve yasalarının iktidara gelmesini engellemek için ardı ardına siyasetçileri iktidara getiren taraf olduğunu belirtti. İslam'ın, insanlığın karşı karşıya olduğu tüm sorunları ele alan bir dizi hukuki hüküm ve bir yaşam biçimi olduğunu açıkladı. Ayrıca İslam ümmetinin ve tüm dünyanın bu kapitalist sisteme alternatif olarak yeni bir sistem özlemi ve arayışı içinde olduğunu belirtti. Son olarak, bu sistemin iktidara gelmesini engelleyen zorlukların, ancak insanların ayağa kalkması, kamuoyunun desteklemesi ve güç ve kudrete sahip olanların onu iktidara getirmesiyle aşılabileceğini açıkladı. Bu, Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bize emrettiği meşru yöntemdir. Panel, dinleyicilerden gelen birkaç soruyla sona erdi.

Bu panel, Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti gençlerinin, ülkeyi sefalet ve sıkıntılarından kurtarıp yüce İslam'ın adalet ve merhametine kavuşturacak gerçek kurtuluş projesi hakkında kamuoyu oluşturmak amacıyla Zeytuna topraklarında düzenlediği seminer ve toplantıların bir uzantısı ve devamıdır.

Hizb-ut Tahrir Tunus Vilayeti Merkez Medya Ofisi Temsilcisi

Pazar, 20 Rebiu'l Ahir 1447 - 12 Ekim 2025

İlgili Linkler:

Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Resmi Websitesi
Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Tahrir Dergisi Resmi Sitesi
Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Tahrir Dergisi Facebook Sayfası

Devamını oku...

Tunus: Yürüyüş; Komutanlara ve Askerlere Acil Çağrı: Yahudi Varlığını Yok Etmeye En Muktedir Olan Sizlersiniz!

  • Kategori Tunus
  •   |  

Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti: Yürüyüş;

Komutanlara ve Askerlere Acil Çağrı: Yahudi Varlığını Yok Etmeye En Muktedir Olan Sizlersiniz!

10 Ekim 2025 Cuma günü, Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti tarafından Filistin ve esir Aksa Camii'ni desteklemek için Feti Camii önünde büyük bir yürüyüş düzenlendi. Yürüyüş, Tunus halkını sokağa çıkmaya ve komutan ve askerlere “Yahudi varlığını yok etme gücüne en muktedir olan sizlersiniz!” başlıklı acil bir çağrı yapmaya davet etti. Her zamanki gibi Tunus halkından büyük bir kalabalığının katıldığı yürüyüş, “Allahu Ekber” sloganıyla başladı ve başkentteki ana caddelerden geçerek Devrim Caddesi'ne ulaştı. Yürüyüşün ana pankartında yürüyüşün adı, diğer pankartlarda ise "Askeri yargıya... Gazze'yi destekleyenleri serbest bırakın... Muhammed el-Nasser Şuveyka“ yazıyordu. Yürüyüş, Belediye Tiyatrosu önünde sona erdi ve muhlis katılımcılar burada toplanarak, sadık komutan ve askerleri Gazze'deki ezilen kardeşlerini desteklemeye çağıran sloganlar attılar. Atılan sloganlar arasında şunlar vardı: ”Amerikalılar ve Yahudiler... Anlaşma yok, söz yok“, ”Komutanlar ve askerler... Yahudilerin sözü yoktur“, ”Komutanlarlar ve askerler... Amerika'nın sözü yoktur.“ ”Gazze askerleri çağırıyor... Yahudilerin antlaşması yoktur.“ ”Gazze askerleri çağırıyor... Yahudileri ortadan kaldırmak istiyoruz.“ ”Komutanlar ve askerler... Bu varlığı ortadan kaldırmak bizim görevimizdir.“ ”Ey Müslüman ordular... Filistin'i kurtarmak istiyoruz.“ ”Ey komutanlar ve askerler... Amacımız bu varlığı ortadan kaldırmaktır."

Bunu, Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti üyesi tarafından kurtuluş hakkında yapılan bir konuşma izledi. Müslüman ordulara, yöneticilerin utanç verici tutumlarını ve Gazze konusunda Allah ve Resulüne ihanetlerini hatırlattı. Yöneticiler, efendilerinin emirlerine uyarak savaş seçeneğini terk ettiler. Sadık askerlerin savaş ve cihat halkı olduğunu açıkladı. Trump'ın komplosu ve planının uygulanmayı ve savaş makinesinin başaramadığını başarmayı beklediğini açıkladı. Bugün ümmetin, Yahudi varlığını yok etmek için sizin harekete geçmenizi beklediğini, arkanızda ise zafer ya da şehitlik peşinde olan geniş bir Müslüman ordusu olduğunu açıkladı. Ayrıca, uzun süren acı ve bekleyişin ardından Yahudi varlığını yok edip müminlerin kalplerini iyileştirebilecek olanların sadece siz askerler olduğunu açıkladı.

Böylece Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti, ümmetin orduları içinde samimi olanlara, Hizb-ut Tahrir'e nusret vermek ve İslam'ın büyük yurdunu, ikinci Raşidi Hilafetimizi, yedi göklerin üstünden vaat edilen Nübüvvet metodu üzere kurmaları için çağrısını sürdürmektedir. Bu, Gazze halkını kurtaracak, Kudüs'ü özgürleştirecek ve İslam'ın hidayet ve nur mesajını tüm dünyaya taşıyacaktır.

[وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ، بِنَصْرِ اللَّهِ ۚ يَنصُرُ مَن يَشَاءُ ۖ وَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ]

"O gün müminler de Allah'ın yardımıyla sevineceklerdir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok esirgeyicidir." [Rûm 4-5]

Hizb-ut Tahrir Tunus Vilayeti Merkezi Medya Ofisi Temsilcisi

Cuma, 18 Rabiu'l Ahir 1447 - 10 Ekim 2025

#طوفان_الأقصى

#الجيوش_إلى_الأقصى

#الأقصى_يستصرخ_الجيوش

#AksaTufanı

#OrdularAksaya

#ArmiesToAqsa

#AqsaCallsArmies

İlgili Linkler:

Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Resmi Websitesi
Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Tahrir Dergisi Resmi Sitesi
Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Tahrir Dergisi Facebook Sayfası

Devamını oku...

Kuşkusuz Gazze’nin, Müslüman Askerlerin Bilek Gücüyle ve Yahudi Varlığının Kökünün Kazınmasıyla Değil de Önce Yerle Bir Edilip, Sonra da Trump’ın Planı ve İslam Coğrafyasındaki Yöneticilerin İhanetiyle Kısmen Özgürlüğüne Kavuşturulması En Büyük Felak

  • Kategori Hizb
  •   |  

Kuşkusuz Gazze’nin, Müslüman Askerlerin Bilek Gücüyle ve Yahudi Varlığının Kökünün Kazınmasıyla Değil de Önce Yerle Bir Edilip, Sonra da Trump’ın Planı ve İslam Coğrafyasındaki Yöneticilerin İhanetiyle Kısmen Özgürlüğüne Kavuşturulması En Büyük Felaketlerden Biridir

Mısır rejimi, Trump’ın Gazze planının hayata geçirilişi nedeniyle bir kutlama töreni düzenleneceğini duyurdu... Cumhurbaşkanı es Sisi, planın mimarı olarak gördüğü ABD Başkanı’nı bu kutlama törenine davet etti. “ABD Başkanı Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde elinde tuttuğu son rehinelerin önümüzdeki hafta Pazartesi veya Salı günü serbest bırakılacağını ve bu önemli gelişmeyi kutlamak üzere bölgeyi ziyaret etmeyi planladığını söyledi... Mısır Cumhurbaşkanı es Sisi’nin, Mısır, ABD ve arabulucuların ortak çabalarıyla varılan tarihi anlaşmanın imzalanması vesilesiyle Mısır’da düzenlenecek imza törenine katılması için Trump’a bir davetiye gönderdiği belirtiliyor...” (09.10.2025 CNN)

Peki bu insanlar neyin kutlamasını yapıyorlar? Trump için neyin alkışını tutuyorlar? Trump, Gazze’de taşı taş üstünde bırakmayan, evleri ve ağaçları yerle bir eden Yahudi varlığının en büyük destekçisi değil mi?

Planın dokuzuncu maddesi, "Gazze, kamu hizmetlerinden ve belediyelerden sorumlu, Filistinli ve uluslararası uzmanlardan oluşan, apolitik, teknokrat bir Filistin komitesi tarafından geçici olarak yönetilecek. Bu komite, nitelikli Filistinliler ve uluslararası uzmanlardan oluşacak ve yeni bir uluslararası geçiş organı olan ‘Barış Kurulu’ tarafından denetlenecek ve gözetim altına alınacak. Barış Kurulu’nun Başkan Trump’ın yanı sıra, aralarında eski İngiltere Başbakanı Tony Blair ve adı daha sonra açıklanacak başka üyeler ve devlet başkanları tarafından yönetilecek” dediği halde neyin kutlamasını yapıyorlar bunlar?

Planın on üçüncü maddesi “Tüneller ve silah üretim tesisleri de dahil olmak üzere tüm askeri, terör ve saldırı altyapısı yıkılacak ve yeniden inşa edilmeyecek. Gazze, bağımsız gözlemcilerin gözetimi altında, savaşçılar için uluslararası fonlarla desteklenen silah tedariki ve yeniden entegrasyon programlarıyla silahsızlandırılacak.” dediği halde neyin kutlamasını yapıyorlar bunlar?

Yahudi varlığı ordusu Gazze Şeridi’nin yaklaşık %53’ünü kontrol altında tutmaya devam edeceği halde neyin kutlamasını yapıyorlar bunlar? “Çekilme tamamlandıktan sonra İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin yarısından fazlasını, yaklaşık yüzde 53’ünü kontrol altında tutmaya devam edecek... Bu bölgeler arasında Gazze sınırındaki tampon bölge, Philadelphia Koridoru (Mısır ve Gazze arasındaki sınır) ile Gazze Şeridi’nin en kuzeyindeki Beyt Hanun ve Beyt Lahiya, Gazze şehrinin doğu eteklerindeki tepeler ve Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah ve Han Yunus’un büyük bir kısmı yer alıyor...” (10.10.2025 Şarku’l Avsat)

Geri çekilme, Gazze Şeridi’nin toprakları içinde kalan ve Sarı Hat denilen bir noktaya kadar olacakken neyin kutlamasını yapıyorlar bunlar? “Sarı Hat, bu anlaşma uyarınca İsrail ordusunun çekileceği son noktadır. Sarı Hat, işgal devletinin Gazze Şeridi ile sınırından kilometrelerce uzakta olsa da, İsrail ordusunun mevcut mevzilerinin çoğu sınırdan 1-1.5 km mesafede yer almaktadır...” (11.10. 2025 el-Arab el-Cedid)

Gazze halkı oradan oraya savrulup dururken; kadın, erkek, çoluk çocuk demeden canlarını, şehitlerini toprağa vermişken, hatta evlerine döndüklerinde bile ne kendilerine ne de bir sığınmacıya barınak olamayacak bir enkaz ve harabeyle karşılaşacakken neyin kutlamasını yapıyorlar bunlar?

Gazze için Amerikan Merkez Komutanlığı’nın liderlik ettiği bir sivil-askeri koordinasyon merkezi söz konusu iken neyin kutlaması bu? “CNN, dün (Cuma) bir Amerikalı yetkiliye dayandırdığı haberinde, savaşın sona ermesi anlaşmasının uygulanmasını gözlemlemek amacıyla kurulacak sivil-askeri koordinasyon merkezi için ilk Amerikalı birliklerin “İsrail”e varmaya başladığını duyurdu... Habere göre aynı yetkili, bu birliklerin “Gazze Şeridi’nde sivil bir yönetimin kurulması yönündeki çabaları” denetleyeceğini belirtti.” (11.10.2025 Şarku’l Avsat)

Bu yüzden mi kutlama töreni düzenliyorlar? Bu yüzden mi Trump’ı davet etmek için yarışıyorlar? Törene başkanlık etmesi için koşuşturuyorlar? Hem onu hem de töreni tarihi bir olay olarak görüp ayakta alkışlamak için birbirleriyle yarışıyorlar? Oysa planı, Yahudileri güçlendirmek, Müslüman ülkesi olan Mübarek Toprak Filistin’in peşkeş çekilmesi anlamına gelmektedir! Yazıklar olsun! Demek ki Müslümanların yöneticileri, Trump’ı ve o sömürgeci kâfirleri işte böyle başlarına dost, kendilerine veli ediniyorlar!

تَرَى كَثِيراً مِنْهُمْ يَتَوَلَّوْنَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَبِئْسَ مَا قَدَّمَتْ لَهُمْ أَنْفُسُهُمْ أَنْ سَخِطَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ وَفِي الْعَذَابِ هُمْ خَالِدُونَ  “Onlardan birçoğunun kafirleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin onlar için önceden hazırladığı şey ne kötüdür: Allah onlara gazabetmiştir ve onlar azap içinde devamlı kalıcıdırlar!” [Maide 80]

Ey Müslüman ülkelerin orduları! Şüphesiz Avrupa’nın dört bir yanından devşirilen Haçlılar, Müslüman ülkesine saldırmışlar, Kudüs’te yıllarca kalarak orada bozgunculuk çıkarmışlardır. Selahaddin Eyyubi komutasındaki İslam ordusu, Haçlılarla savaşıp hak ettikleri ezici yenilgiye uğratana dek onlarla savaş sürüp durmuştur. Bu zaferin ardından Selahaddin, Kudüs’ü özgürleştirmiş ve onlara ağır kayıplar verdirmiş, küçük düşürücü ve aşağılayıcı bir şekilde onları Kudüs’ten çıkarmıştır... Ve o mukaddes şehrin halkı, dillerinde zafer tekbirleriyle, muzaffer komutanlar gibi yurtlarına geri dönmüşlerdir...

Ey Müslüman ordularının askerleri! Neden sizden önceki kahraman ecdadınızın izinden giderek Filistin ve Haşim Gazze’yi özgürleştirmiyorsunuz? Neden Yahudi varlığını yerle yeksan ederek ve varlığını yeryüzünden silerek Gazze ve tüm Filistin halkının Allahu Ekber zafer tekbirleriyle onurlu ve muzaffer bir şekilde evlerine geri dönmelerini sağlamıyorsunuz?

Elbette bunu yapabilirsiniz; çünkü siz, Yahudi varlığını, tıpkı bileziğin bileği sarması gibi çepeçevre kuşatmış durumdasınız. Fakat sizin tek eksiğiniz, samimi ve dürüst bir komutandır... İçinizde, sizi, üzerlerine zillet ve meskenet damgası vurulmuş ve sizinle yapacağı hiçbir savaşta asla galip gelemeyecek olan düşmanınızla savaşmaya sevk edecek böyle bir komutan yok mu?

وَإِنْ يُقَاتِلُوكُمْ يُوَلُّوكُمُ الْأَدْبَارَ ثُمَّ لَا يُنْصَرُونَ “Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.” [Ali İmran 111] Onlarla, onların arkasındakileri de darmadağın edecek öyle bir savaşa tutuşacaksınız ki hepsi hezimete uğrayacak ve arkalarına bile bakmadan dönüp kaçacaklardır...

Evet, siz elbette bunu yapabilirsiniz. Haydi Rabbinize tevekkül edin, kararınızı verin ve Allah’ın Kur’an’da haklarında şöyle buyurduğu ve düşmanlarıyla savaşırken şöyle diyen kimselerden olun:

قُلْ هَلْ تَرَبَّصُونَ بِنَا إِلَّا إِحْدَى الْحُسْنَيَيْنِ وَنَحْنُ نَتَرَبَّصُ بِكُمْ أَنْ يُصِيبَكُمُ اللهُ بِعَذَابٍ مِنْ عِنْدِهِ أَوْ بِأَيْدِينَا فَتَرَبَّصُوا إِنَّا مَعَكُمْ مُتَرَبِّصُون  “De ki: “Bizim için siz, (şehitlik veya zafer olmak üzere) ancak iki güzellikten birini bekleyebilirsiniz. Biz de, Allah’ın kendi katından veya bizim ellerimizle size ulaştıracağı bir azabı bekliyoruz. Haydi bekleyedurun. Şüphesiz biz de sizinle birlikte beklemekteyiz.” [Tevbe 52]

Eğer yöneticileriniz sizi düşmanınızla savaşmaktan alıkoyarlarsa, onlara her yolla karşı koyun ve Allah’a yardım edin ki O da size yardım etsin. Allah’ın yardımı geldiğinde Gazze ve tüm Filistin halkı, tekbirlerle, düşmanlarını kahretmiş, varlığını paramparça etmiş bir şekilde muzafferler olarak evlerine geri döneceklerdir! Şimdiki gibi değil. Bugün düşmanları, Trump’ın desteği ve Ruveybida yöneticilerin ihanetiyle Mübarek Toprağı hakimiyetleri altında tutmaktadırlar!

Ey Müslümanlar! Ey Müslüman ülkelerin orduları! Size defalarca tekrar ettiğimiz şu hususla sözlerimizi noktalıyoruz:

Bizler, Allah’ın yardımından, İslam’ın ve Müslümanların izzet bulacağından, mücahit Raşidi Hilafetin geri döneceğinden, Yahudilerle savaşılacağından ve öldürüleceklerinden ve tıpkı Konstantinopolis’in fethedilip bir İslam yurdu ‘İstanbul’ haline gelmesi gibi, Roma’nın da fethedileceğinden eminiz ve kalbimiz bu konuda mutmaindir... Hatta kâfirler ve münafıklar şöyle diyecek olsalar da biz bu konuda eminiz:

إِذْيَقُولُالْمُنَافِقُونَوَالَّذِينَفِيقُلُوبِهِمْمَرَضٌغَرَّهَؤُلَاءِدِينُهُمْوَمَنْيَتَوَكَّلْعَلَىاللَّهِفَإِنَّاللَّهَعَزِيزٌحَكِيمٌ “Hani o zaman münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar, ‘Bunları dinleri aldattı’ diyorlardı. Kim Allah’a tevekkül ederse, şüphesiz Allah Azîz’dir (mutlak güç sahibidir), Hakîm’dir (hüküm ve hikmet sahibidir.” [Enfal 49] Müslümanlar için vaat edilen tüm bu zaferler, Allah’ın vaadi ve Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in müjdesinde saklıdır. Allah’ın izniyle zafer, mutlaka gerçekleşecektir... Ancak, bunun için Aziz ve Hâkim olan Allah’ın değişmez kanunu (Sünnetullah) vardır. Bizler, hiçbir şey yapmadan otururken gökten melekler inip bizim için Hilafeti kurmayacaklar, Allah’ın vaadi ve Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in müjdesini gerçekleştirmeyeceklerdir. Aksine bizler ciddiyetle, gayretle, sadakatle ve samimiyetle çalıştığımız zaman, Allah, bize yardım etmeleri için meleklerini indirecektir... İşte o zaman Allah bizlere zafer ihsan edecek ve iki cihanda da kurtuluşa erdirecektir. İşte bu, büyük kurtuluştur.

وَيَوْمَئِذٍيَفْرَحُالْمُؤْمِنُونَ* بِنَصْرِاللَّهِيَنْصُرُمَنْيَشَاءُوَهُوَالْعَزِيزُالرَّحِيمُ “O gün Allah’ın zafer vermesiyle müminler sevinecektir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.” [Rum 4-6]

Ey Müslüman orduların askerleri! Halkına asla yalan söylemeyen öncü (gözcü) Hizb-ut Tahrir sizi işte buna çağırıyor... Haydi, dünya ve ahiretin izzetine koşun... Haydi, Yahudi varlığını yıkmaya ve Mübarek Toprağı bütünüyle yeniden İslam yurdu yapmaya koşun... Allah sizinle beraberdir ve amellerinizi asla zayi etmeyecektir.

Devamını oku...

Gazze: Bir İmtihan, Şerî Vacip ve Sorumluluktur!

  • Kategori Makaleler
  •   |  

Gazze: Bir İmtihan, Şerî Vacip ve Sorumluluktur!

Gazze’de yaşananlar, sırf bir savaş veya geçici bir saldırganlık olmadığı gibi haber bültenleri sona erdiğinde unutulacak trajik bir sahne de değildir; aksine Allah’ın bizden yaptıklarımızı ve hangi yolu izlediğimizi görmesi için yeryüzünün doğusu ve batısındaki tüm Müslümanlar için ilahi bir sınav ve şerî bir testtir.

Gazze, sahada yalnız değildir; zira bir çocuğunun vücudundaki her yara, yaslı bir annenin her feryadı, yıkılan her ev, harap edilen her cami ve her bir yetimin gözyaşı; evet tüm bunlar, Allah Azze ve Celle katında bizi, büyük bir sorumlulukla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu ise gelip geçici bir sempati veya sadece dua etmek değil, gerçekten yardım etme sorumluluğudur, dahası zulmü kökünden söküp atmaya ve İslam’ın otoritesini doğal konumuna geri döndürmeye yardım etmektir. Zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَإِنِ اسْتَنْصَرُوكُمْ فِي الدِّينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ Sizden din konusunda yardım istediklerinde yardıma icabet etmeniz sizin üzerinize vaciptir.” [Enfal 72] Ayet gayet açıktır: Din konusunda yardım istenildiğinde yardım etmek, düşmeyen ve gecikmeyen bir farzdır. Peki Gazze halkı din konusunda bizden yardım istediğinde, işittik ve icabet ettik mi?

Müslümanların başındaki yöneticilerden gördüğümüz yüzüstü bırakma, yeni bir durum değildir; zira Irak, Şam, Bosna, Afganistan, Keşmir, Doğu Türkistan, Orta Afrika ve benzeri yerleri yüzüstü bırakanlar da bizzat onlardır. Nitekim bugün de Gazze’ye yönelik ihanetlerine devam etmektedirler. Ayrıca onlar ordu ve silahlara sahipler ama Amerika’nın emirlerine ve Batı başkentlerinin direktiflerine bağlıdırlar. Yine onlar, zirveler ve konferanslar düzenleyip yalan çağrılar yapıyorlar ama yaralıların yüzüne sınırları kapatıyorlar, hatta Gazze halkının nefes almasını bile engelliyorlar.

Evet kardeşlerim, bu hain yöneticileri hiçbir taviz vermeden köklerinden söküp atmaktan başka gerçek bir çözüm yoktur; zira orduların harekete geçmesinin önündeki en büyük engel bizzat onlardır. Gerçek hareket, ümmetin, gerçek projesine, yani ümmeti birleştirecek ve Filistin'i ve işgal altındaki diğer tüm Müslüman topraklarını kurtarmak için orduları seferber edecek Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafeti kurma projesine geri dönmesiyle başlar.

Bu azim farz için çalışmayı geciktirmek, daha fazla kan, ihlaller ve yüzüstü bırakma anlamına gelmektedir. Zira ümmet muktedir, ordular hazır ve akide canlıdır; dolayısıyla bizde eksik olan tek şey, Allah’ın emriyle bağlantılı bir irade ve İslami hayatı yeniden başlatmak için ideolojik siyasi bir çalışmadır. 

Evet, Ukab Râyesi olan “لا إله إلا الله محمد رسول الله” Râyesi altında ve Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafetin gölgesinde ümmetin orduları dine yardım etmek ve Beytu’l Makdis’i kurtarmak için seferber olmadıkça Yahudi varlığı ortadan kalmayacaktır. Bu bir hayal veya temenni değildir; aksine bu, kati olan şerî bir farz ve kesin olan nebevi bir müjdedir. Zira Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ Sonra (yeniden) Nübüvvet Minhacı Üzere (Raşidi) Hilafet olacaktır.” Ancak bu şekilde Beytu’l Makdis, Dâru’l İslam’ın merkezi olarak geri dönecektir.

Ey Müslümanlar: Bu çalışmayı geciktirdiğimiz her gün, kan dökülmesinin ve yüzüstü bırakmanın günahını taşıdığımız gibi dine ve mustazaflara yardım etme konusundaki ihmalkarlığın günahını da taşıyoruz. Zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَقِفُوهُمْ إِنَّهُمْ مَسْؤُولُونَDurdurun onları; çünkü sorguya çekileceklerdir!” [Saffat 24] Yani sessiz kalmamızdan, emaneti koruyamadığımızdan, İslam’ın otoritesini ikam etmek için çalışmayı terk etmemizden ve dinlerini satan ve ülkeyi ve insanları Allah’ın düşmanlarına teslim eden yöneticileri devirmekten aciz kaldığımızdan dolayı hesaba çekileceğiz demektir.

Bugünden sonra bir mazeret yoktur; zira her birimiz, Allah’ın bildiği gücümüz oranında sorumluyuz; o halde çok geç olmadan ve pişmanlığın bir fayda vermeyeceği ve hiçbir mazeretin kabul edilmeyeceği gün, yani siz neredeydiniz ve ne yaptınız? Diye sorguya çekileceğimiz gün gelmeden önce aman ha çalışalım.

Allah’ım bizi kullan ve bizi değiştirme; Allah’ım, hainlerin ihanetinden, boyun eğenlerin sessizliğinden, ajanların ve suçluların komplolarından Sana sığınıyoruz; Allah’ım, tiranların tahtlarını sars ve bizleri, mustazaflara yardım edecek, Senin şeriatınla hükmedecek, Kudüs'ü İslam’ın ve Müslümanların başkenti olduğu konumuna geri döndürecek olan Raşidi Hilafeti kurmak için kullan. Senden, bizim için, Senin kelimeni yüceltmek, Dinine yardım etmek, Senin hükmünü ikame etmek ve Senin şu vaadini gerçekleştirmek için çalışma şerefini yazmanı temenni ediyoruz: وَعَدَ اللهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْأَرْضِAllah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına dair vaatte bulunmuştur.” [Nur 55] 

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Remzi Racih – Yemen

Devamını oku...

Tufan Canlı ve Devam Ediyor!

  • Kategori Haber ve Yorum
  •   |  

Haber-Yorum

Tufan Canlı ve Devam Ediyor!

Haber:

Arabulucular Trump'ın Gazze'ye yönelik ateşkes anlaşmasını imzaladılar. (13 Ekim 2025)

Yorum:

Aksa Tufanı operasyonu, suçlu Trump ve onun arkasındaki Yahudi varlığını resmen destekleyen kafir bir devletin anlaşmasıyla sona erecek geçici bir olay değildir; bilakis Müslümanların kalplerinde tutuşan ve zihinlerini ve kalplerini açan bir kıvılcımdır; zira Müslümanlar, hain yöneticilerinin alçaklığını ve iğrençliğini gördükleri gibi kendilerinin insan, kadın ve çocuk hakları savunucuları olduklarını iddia edenlerin iki yüzlülüğünü idrak ettiler ve uluslararası kanunlar ve anlaşmaların kâfirlerin İslam'a ve Müslümanlara karşı kullandıkları silahtan başka bir şey olmadığına da kanaat getirdiler.

Bu operasyon, kafir Batı'nın en çok korktuğu ve endişelendiği şeyin Müslümanların kendilerine boyun eğmekten çıkması olduğunu ortaya çıkarmıştır;bu yüzden tüm güçleriyle ve silahları ve tüm terör, vahşet ve suçlarıyla, tüm dünyanın gözü ve kulağı önünde Gazze'yi yok etmek ve kadınları ve çocukları öldürmek için canla başla çalıştılar ki tek hedefleri, Allahu Teala'nın izniyle yakında ortadan kalkacak olan ilkelerini sırtlarının arkasına atarak ümmetin bedenindeki bu canlı organı öldürmekti.

Ümmetin uyanışı uluslararası sistemi korkutmakta olup Hilafet onun takıntısı haline gelmiştir; zira Gazze'nin, korkunç olaylara ve katliamlara rağmen göstermiş olduğu direnç, sabır ve Allah'a olan imanı, uluslararası sistemi daha da dehşete düşürmüş ve yaşananların bir zafer öyküsü olduğunu fark etmiştir; çünkü büyük bir güce karşı dimdik durmak, tarihsel süreçte belirleyici bir andır.

Bizim, Müslümanlara karşı savaşın durmayacağını ve kafirlerin ancak İslam'ın yokluğunda barış görebileceklerini tam olarak anlamalıyız;bu nedenle, karar veremeyen parçalanmış bir ümmet olarak kalmaya devam etmemiz için bizi meşgul etmek ve savaşlar, tuzaklar ve komplolarla hayal kırıklığına uğratmak için tüm plan ve yöntemleri kullanacaklardır.Bugün olması gereken, uluslararası sistemden ve onun araçlarından kurtulmak, onlardan uzak durmak ve ümmeti birleştirip Müslümanların haklarını koruyacak ve Müslümanların düşmanlarından intikam alacak Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Hilafeti kurma yolunda fedakarlık yapmak için tüm ciddiyetle çalışmaktır.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Sadık Es-Sarari– Yemen

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER